SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2013/227 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, olay günü mağdureyi aracına zorla bindirerek Kızılcahamam İlçesine seyri ile ıssız bir mahalde araç içinde mağdure ile rızası hilafına vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığının kabulü ile nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin bulunduğu mahallin sanık tarafından bilinerek aracı ile anılan mahalle gitmesinde eylemin başlangıcında rıza olduğunu gösterdiğine, mağdurenin değişen beyanı ile savunmayı doğrular mahiyette beyanda bulunması karşısında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin yerinde olmadığına, kıskançlık sebebiyle çıkan tartışma dışında taraflar arasında rıza hilafına bir eylemin icra edilmediğine ilişkindir.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın gözaltında bulunduğu sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2013/227 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.03.2024 tarihinde karar verildi.