Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2015/37 esas, 2016/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık, kararın tekrar incelenmesini istediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

1. Suç tarihinde sanık ...' in, annesi olan mağdur ...' in bilgisi ve rızası dışında kimlik fotokopisini kullanarak, temyiz dışı sanık ...' ın sahibi ve yetkilisi olduğu Merkez İletişim - 1 isimli cep telefonu abonelik işleri yapan firmada, annesi mağdur ... adına sahte olarak düzenlenen sözleşme ile 0 537 ... .. .. GSM nolu telefon aboneliğini aldığı, sanığın almış olduğu bu telefondan, katılan ...'nın 0 539 ... .. .. GSM numaralı telefonuna tehdit içerikli mesajlar gönderdiği, bu şekilde atılı özel belgede sahtecilik ve tehdit suçlarını işlediği iddia edilmiştir.

2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında özetle suça konu sözleşmeyi kendisinin yaptığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. 08.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sözleşmedeki yazı ve imzaların mağdur ...' in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

4. Yapılan yargılama sonunda, sanığın ikrarı, mağdur ve katılan beyanları, 08.09.2014 tarihli bilirkişi raporu, dosyada mevcut diğer tutanak ve raporlar ile tüm dosya kapsamından, sanığın suç tarihinde mağdur ...'in bilgisi ve rızası dışında suça konu abonelik sözleşmesini yaptığı ve atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Hüküm tarihinde başka suçtan Maltepe 2 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

2. Adli emanetin 2015/5057 sırasına kayıtlı suça konu sözleşmenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Kabule göre de;

1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcine abonelik kaydı sırasında gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

2. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda önödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2015/37 esas, 2016/446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.