Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, olay günü tarlasında çalışmakta olan katılanı bir süre izleyip katılanın abdest aldığı sırada arkasından yaklaşıp yüzünü eli ile kapatarak yere yatırdığı, katılanın baş örtüsünü çıkarıp ağzına tıkayarak birkaç adım yerde sürüklediği, devamında alt kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı sırada katılanın sanığı tanıyarak "seni tanıyorum, utanmıyor musun ben senin annen yaşındayım, 80 yaşında kadınım" şeklinde sözler sarf etmesi üzerine sanığın kendiliğinden eylemine son verdiği, gönüllü olarak vazgeçtiği ana kadar ki eylemlerinin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulü ile cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın mahkûmiyetine yönelik kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, daha öncesinde çeşitli hastanelerde ruhsal tedavi gören sanığın cezaî ehliyetinin olmadığına ve alınan raporun içerik itibarıyla yeterli olmadığına ilişkindir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu, cezaî ehliyetin bulunduğuna dair düzenlenen raporun içerik itibarıyla hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince eylemin cinsel saldırı olarak kabulüne karşın karar başlığında suç adının "nitelikli cinsel saldırı" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.03.2024 tarihinde karar verildi.