İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Karşıyaka 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli, 2018/332 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suçun sübut bulmadığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı, suç işleme kastı bulunmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği ile usul ve yasaya aykırı kararın resen tespit edilecek nedenlerle bozulmasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Çocuk destek merkezinde kalan suça sürüklenen çocuğun kurumdan çıkmasına izin vermeyen görevli olan katılana yönelik "A...na koyduğumun, delisi" diyerek hakaret ettiği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Seçimlik ceza öngörülen hakaret suçundan verilen hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak para cezasına çevrilmişse de aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından hükmün düzeltilmesi veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmayarak, ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, katılan ve tanığın aşamalarda değişmeyen beyanı, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki ikrarı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından yapılan incelemede, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin kararında, suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.