B O Z M A Ü Z E R İ N E
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2014 tarihli ve 2013/483 Esas ve 2014/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca katılanlar ... ve ...'a yönelik 2 kez ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2014 tarihli ve 2013/483 Esas ve 2014/33 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/10759 Esas, 2017/14300 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, "hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2017/222 Esas ve 2019/1046 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca katılanlar ... ve ...'a yönelik 2 kez ayrı ayrı 1 yıl hapis 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık, katılanlar ile uzlaşmak istediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
1.Suç tarihinde, sanık ...'nin, katılan ...'un komşusu olduğu, katılanın çalıştığı iş yerine akşamları gelerek iftar yemeği getiren sanığın katılanın güvenini kazandığı ve işe ihtiyacı olan yakını olup olmadığını sorduğu, gümrükte işe sokabileceğini söylediği, katılanın da kızı Melike Tok ve yeğeni olan katılan ...'un işe ihtiyaçları olduğunu söylediği, sanığın işlemler için para lazım olduğunu söyleyerek, tanık Azizi Ayçil önünde, 1.300 TL katılan ...'tan ve 580 TL TL'de katılan ...'tan aldığı, buna dair yazılı belge de verdiği, daha sonra telefonlara çıkmadığı, sanığın katılanları bu şekilde kandırarak haksız menfaat temin ettiği ve atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık, savunmalarında olayın iddianamede anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini belirterek atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3.Sanığın atılı suçu ikrar etmiş olması, katılan beyanları, tanık beyanları, sanığın katılanlardan para aldığına dair kendisinin vermiş olduğu yazılı belge ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
4.Bozma sonrası, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaşma görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ve uzlaştırmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
5.Mahkeme, sanığın katılanlardan anlatıldığı şekilde haksız menfaat temin ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurmuştur.
1.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2017/222 Esas ve 2019/1046 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.