Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkmûmiyete yeter somut delilin bulunmadığına, suç unsurunun ele geçirilmediğine, dava konusu eşyaların muafiyet kapsamında kanuna uygun olarak yurda sokulduğuna, sanığın sadece satışına aracılık yaptığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Gümrük İdaresi'nin suç duyusu ile başlatılan soruşturmada, 02.01.2012 - 30.08.2012 tarihleri arasında, sanığın "..." isimli internet sitesi üzerinden "..." kullanıcı adı ile yurt içinde üretilmeyen toplam 415 adet cep telefonu ve 130 adet kamerayı internet üzerinden sattığı iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; iddia edilen 415 adet cep telefonunun 137 adet kamerayı internet üzerinden sattığını, muafiyet kapsamında yurt dışından getirilen eşya olduğunu suç kastı bulunmadığını, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir.
Suça konu cep telefonlarının kaçak ve gümrüklenmiş değerinin 632.781,00 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun dava dosyasında mevcut bulunduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu kaçak eşyaya ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/267 Esas, 2020/345 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.