Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... sevk ve idaresindeki ...’a ait Mapfre Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olan çekici ve arkasında yarı römork ile 07.05.2018 tarihinde müvekkillerinin murisi ... sevk ve idaresindeki açık kasa kamyonete çarptığını, çarpma neticesinde müvekkilin murisinin vefat ettiğini, yürütülen soruşturmada davalı ...’nun tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalılardan Mapfre Sigorta A.Ş. ‘ye 13.07.2018 de poliçe teminat tutarı kapsamında uğramış oldukları zararların karşılanması hususu ihtar edilerek gerekli başvurunun yapıldığını, ancak yasal sure içerisinde müvekkillerin zararlarının karşılanmadığını, müvekkillerin murisle birlikte kaldığını, murisin ölümü ile birlikte maddi destekten yoksun kaldıklarını, davacı eş ...’ın ev hanımı olduğunu, en büyük çocuğu ...’in 5 yaşında olduğunu, ...'nın 4 yaşında olup %70 engelli (down sendromlu ve kalp hastası) olduğunu, ...’un henüz 2 aylık olduğunu, müvekkillerin manevi olarak uğradıkları kayıbın çok büyük olduğunu, bu nedenlerle 6100 Sayılı HMK 107.maddesi gereğince zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari miktar olarak davacılar ... için 1,00 TL, ... için 1,00 TL, ... için 1,00 TL ve ... için 1,00 TL olmak üzere neticeten 4,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına verilmesini, davacılar ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL ve ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu olayda kullanılan araç şahsına ait bir araç olup sigortalı olarak çalışan şoförü tarafından kullanıldığını, söz konusu aracı ve dorseyi hem mali zorunluluk trafik sigortası hem de her türlü kaza, yaralanma ve vefat olaylarına karşı kasko kapsamında sigortalattığını, sigorta poliçesinin full kasko kapsamında olup primini yüksek olarak ödediğini, maddi ve manevi tazminatların kusur oranında sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanacağını, davacılar tarafından sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesindeki kusur ve hasar durumunun da tespit edilerek soruşturma neticesinin beklenilmesi gerektiğini, ceza davası açılması durumunda ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, bu nedenle haksız ve usulsüz açılmış bulunan davanın reddine ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2018/76E.-2020/42K. sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile; 263,482,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 54.274,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 131.741,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 87.470,90 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000.00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2018/76E.-2020/42K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 01.02.2021 tarih ve 2021/64E.-2021/236 K. sayılı kararı ile davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Artova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2018/76 esas, 2020/42 karar sayılı kararın kaldırılmasına, konusunda uzman aktüerya bilirkişisine dosyanın tevdii ile TRH 2010 tablosuna göre yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tazminata göre karar verilmek ve destek ...'in ehliyetli olup olmadığı araştırılarak ehliyetsiz olması halinde müterafik kusur olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği karar yerinde tartışılarak oluşacak sonuca göre ve usulü kazanılmış haklara da dikkat etmek suretiyle karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya Hukuk bilirkişisine tevdi edilmiş, hukuk bilirkişisi destekten yoksun kalma tazminatı için (davacıların murisinin de %20 müterafik kusuru dikkate alınarak belirlenen tazminat bedellerinden %20 indirim yapılmış), davacı anne ... yönünden 336.582,78 TL destek zararı, davacı küçük ... yönünden 61.593,57 TL destek zararı, davacı küçük ... yönünden 168.291,31 TL destek zararı ve davacı küçük ... yönünden 96.139,05 TL destek zararı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve davacılar vekilinin talebi de nazara alındığında taleple bağlılık ilkesi gereğince (davacılar vekilinin kaldırma kararı sonrasında ıslah dilekçesini mahkemeye sunmaması nedeniyle kaldırma kararı öncesi dosyaya sunulan ıslah dilekçesindeki talepleri doğrultusunda) davanın kısmen kabul kısmen reddine, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile; 263,482,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 54.274,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,131.741,33 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 87.470,90 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 26.07.2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden kaza tarihinden(07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000.00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden (07.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirket tarafından vefat edenin mirasçısı olan anneye yapılan ödemenin ödenmesi gereken tazminattan mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indiriminin yapılmadığını, garameten paylaştırma yapılmadığını, sürelerin farklı hesaplandığını, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, hesaplanan tazminata göre mahkemece müterafik kusur indiriminin yapıldığı, davacıların anne ve velayeti altındaki çocukları olmaları karşısında mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından dava dışı mirasçı anne ...'e arabuluculuk neticesinde 23.924,90 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, ödemenin rapor tarihi ile güncellenerek tenzil edilmemiş olmasının hatalı olduğunu, teminat limitleri uyarınca hesaplamaya dahil edilmesi gereken bu tutarın dikkate alınması gerektiğini, davacıların desteği müteveffanın ehliyetsiz sürücü olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönünde hüküm kurulmuş olmasına rağmen, hükmedilen tazminata müterafik kusur indirimi uygulanmadığını, 2018/77 E. Sayılı dosya üzerinden verilen kararı davacı taraf istinaf etmediğinden, 2019 geliri bakımından müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, ancak bozma sonrası alınan 2021 tarihli ek hesap raporunda bu husus gözetilmeksizin hesaplamada bilinen dönemin 2021'e kadar işletildiğini ve böylece davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verildiğini, SGK hizmet dökümünde asgari ücret kazandığı tespit edilen müteveffa için asılsız olarak gelirin 4.000,00 TL olduğu varsayımı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın birden çok destekten yoksun kalanı var iken payların ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, bu hesaplamalar neticesinde tazminat miktarı poliçe teminat limitini aşıyorsa paylaştırmanın garameten yapılması gerektiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçe limitinin aşıldığı hususu gözardı edilerek hesaplama yapıldığını ve poliçe teminat limitinden daha fazla destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, destek sürelerinin doğru olarak belirlenmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85,89,90,91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları,
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden temyize konu edilen toplam miktar 54.274,00 TL, davacı ... yönünden 87.470,90 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ... ve ... yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 2018/76E.-2020/42K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... karara karşı istinaf kanun yoluna baş vurmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarih ve 2021/64E.-2021/236 K. sayılı kararı ile davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Artova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2018/76 esas, 2020/42 karar sayılı kararın kaldırılmasına, konusunda uzman aktüerya bilirkişisine dosyanın tevdii ile TRH 2010 tablosuna göre yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tazminata göre karar verilmek ve destek ...'in ehliyetli olup olmadığı araştırılarak ehliyetsiz olması halinde müterafik kusur olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği karar yerinde tartışılarak oluşacak sonuca göre ve usuli kazanılmış haklara da dikkat etmek suretiyle karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi'nin göndereme kararı sonrasında alınan 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda 2021 verileri esas alınarak hesaplama yapılmış, davacıların murisinin müterafik kusuru dikkate alınarak belirlenen tazminat bedellerinden %20 indirim yapılmış, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince ve davacılar vekilinin ikinci bir ıslah dilekçesi sunamaması nedeni ile gönderme kararı öncesinde davacılar vekilince verilen ıslah dilekçesindeki talepler doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 2018/76 E.-2020/42 K. sayılı kararının davacılar vekilince istinaf edilmemesi ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak; gönderme kararı öncesinde alınan 15.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen tazminatlar üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen mikatarlara karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Destekten yoksun kalma zararının hesabında destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardım miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken, çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda desteğin bütün geliri kendisi, eşi ve çocukları arasında paylaştırılmış olup desteğin anne babasının sağ olup olmadığı araştırılmamıştır. Dosyaya sunulan nüfus aile kayıt tablosuna göre desteğin annesinin hayatta olduğu ancak bilirkişi raporunda destek payları belirlenirken anneye pay ayrılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin annesine de pay ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, sonrasında usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak destek tazminatı hesabının yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş'ye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.