Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın ters yöne girmesi nedeniyle başka bir araca çarpması sonucu oluşan 09.04.2021 tarihli trafik kazasında davacıya ait aracın KDV dahil 128.713,25 TL tutarında hasara uğradığını, davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak taraflarına herhangi bir cevap verilmeyip ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.001 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 101.625,76 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından görevlendirilen eksper tarafından hazırlanan raporda uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin sigortalı araçta uyumsuz hasar tespit edildiğinden ödeme yapılmadığını, zira davalı şirket nezdinde sigortalı olan araçta meydana gelen hasara denk bir hasarın karşı tarafta da mevcut olması gerekirken incelenen fotoğraflardan böyle bir hasarın olmadığı gözetildiğinde kazaya konu araçların çarpma şiddetleri ile uğramış olduğu hasarların birbiriyle bağdaşmadığının ortaya çıktığını, hasar ihbarının kaza tarihinden yaklaşık üç ay sonra yapılmasının davacının kötü niyetli olduğunun göstergesi olup hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı hususunda ispat yükünün yer değiştirmiş olup dava konusu riziko ve hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığının ispat yükünün davacıda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 101.625,76 TL hasar tazminatının 13.08.2021 tarihi itibarinden yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yargılama esnasında kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığının araştırılmadığını, uyuşmazlık konusu kaza ile ilgili davacının sigorta şirketine başvuru yapması neticesinde yapılan incelemede hadise uyumu ve hasar karakter açısından dikkat çekici hususlar bulunduğu belirtilmiş olup davalı tarafından atanan eksper tarafından düzenlenen raporda;sigortalı araç üzerinde bulunan hasarla mağdur araç üzerindeki hasarın birbirine uymadığının aşikar olduğunun belirtildiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı olan araçta meydana gelen hasara denk bir hasarın karşı tarafa ait araçta da mevcut olması gerekirken incelenen fotoğraflardan böyle bir hasarın olmadığı gözetildiğinde kazaya konu araçların çarpma şiddetleri ve uğramış olduğu hasarların birbiriyle bağdaşmadığını, bu nedenler ve rapora göre dava konusu kazanın beyan edildiği şekilde meydana gelmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda bu hususun araştırılmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava konusu kaza ile davacının aracında oluşan hasar arasında uyum bulunup bulunmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konması gerektiğini, dava konusu kazaya karışan karşı aracın aynı ay içerisinde 27.04.2021 tarihinde ön kısımlarından hasarlandığının görülmekte olup davacı tarafından 09.04.2021 tarihli kazanın ihbarının kaza tarihinden 83 gün sonra yapıldığı ve kazaya karışan diğer aracın 27.04.2021 tarihinde yine ön bölgelerinden hasarlandığı gözetildiğinde kazanın davacının belirttiği şekilde gerçekleştiğine ilişkin kuvvetli kuşkular doğduğunu, hal böyleyken tahkim yargılaması aşamasında alınan ve kaza ile uyumlu olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bilirkişiye ek rapor düzenlettirilerek kaza ile davacıya ait araç üzerinde oluşan hasarın uyumlu olup olmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit ettirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hasar ihbarının kaza tarihinden yaklaşık 3 ay sonra yapılmasının davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olup kaza ile oluşan hasarın birbiriyle uyumlu olmadığı gözetildiğinden müvekkili sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığından davanın reddini aksi halde ise bilirkişi raporu alınarak hasarın uyumlu olup olmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit ettirilmesini talep ettiklerini, hasarın, sigortalının beyan ettiği şekilde meydana gelmediği tespit edildiğinden ispat külfeti yer değiştirmiş olup dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunun ve rizikonun iddia edilen şekilde gerçekleştiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, her halükarda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin hatalı tespit edildiğini, davalının KDV'den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporunda kaza ile hasarın uyumsuz olduğuna ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, hasar bedelinin Yargıtay içtihatlarına uygun surette hesaplandığı, davalı sigortacının KDV'den sorumlu olduğu, faiz başlangıç tarihi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin bu hususlara ilişkin itirazlarının reddine; vekalet ücretinin ise, maktu ücretin altında kalmamak üzere tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiği, anılan yöne ilişkin itirazın kabulü gerektiği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 üncü maddesinde davacı lehine hükmedilen 13.604,44 vekalet ücretinin 5.100 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerden faiz ve vekalet ücreti hususu hariç olmak üzere aynı nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı 09.04.2021 tarihli kaza sonucu araçta meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 1.5 inci maddesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1446/2 nci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.

Somut olayda, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın 09.04.2021 tarihinde davalıya sigortalı aracın ters yöne girmesi nedeniyle karşıdan gelen araca çarpması sonucu meydana geldiği ve kazaya karışan her iki aracın da ön kısımlarından hasarlandığı belirtilmiştir. Davalı tarafından sigortaya yapılan başvuruda ve eldeki davada kurgu kaza nedeniyle hasarın teminat kapsamında olmadığı savunulmuştur.

Eldeki davada İtiraz Hakem Heyeti tarafından kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığının yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda değerlendirilmiş olduğu belirtilerek hasarın teminat kapsamında olduğu yönünde değerlendirme yapılmış ise de; davalının savunması, ekspertiz raporları ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalının bu iddiasına ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, dosya kapsamına göre delillerin İtiraz Hakem Heyeti tarafından toplanması ve değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre; tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra hasarın teminat kapsamında olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.