SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... Kaya müdafiinin hükmolunan ceza miktarı yönünden yerinde görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli, 2020/343 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 30.09.2020 tarihli 2020/6185 Esas 2020/12274 Karar sayılı, '' sanıklar ... ve ...’in eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek kasten yaralama suçundan hükümler kurulması, her iki sanık hakkında iştirak halinde atılı suçu işlediklerine ilişkin kabule karşın, müştekiyi suç tarihinde fikir ve eylem birliği içerisinde yaralayan sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi yollaması ile cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, suç nedeniyle müştekide meydana gelen yaralanmalar birbirinden ayrılarak suç niteliği belirlenmek suretiyle, yazılı şekilde sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddelerinin ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e ve 87/3 maddelerinin tatbiki suretiyle ayrı ayrı uygulama yapılması, Sanıklar hakkında 5237 Sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, sanık ...'in olayın ilk başlangıcında müşteki Selçuk'a tabak fırlatarak olayı başlatıp, devamında kavgayı devam ettirdiği şeklindeki kabul karşısında haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiği halde, tarafların birbirine sinkaflı sözlerle hakarette bulunmaları ve tarafların birbirine karşı fiziki müdahalede bulunmalarından bahisle haksız tahrik hükümleri uygulanarak hüküm ve gerekçede çelişkiye neden olunması'' nedenlerini içeren bozma ilamına uyularak;

A. Sanık ... hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81,35,29,62,53. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezanın 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.

B. Sanık ... hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81,35,29,62,53,58. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezanın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası üzerinden infazına mükerrerlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.

Sanıklar ... ve ... Kaya Müdafilerinin Temyiz İstemleri ;eksik incelemeye, öldürme kastının ve öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığına, haksız tahrikin derecesine, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının varlığına, eylem kasten yaralama suçuna vücut verdiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine, fazla ceza tayinine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Suç tarihinde müşteki ve arkadaşlarının çorba içmek için gittiği iş yerine sonradan gelen sanıklarla karşı grup arasında küfürlü konuşma meselesinden çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanıklar ..., ... ve temyiz dışı sanık ... her üçünün de elinde bıçaklar olduğu halde diğer gruptan oluşan şahısların üzerine saldırdıkları, araya giren üçüncü kişilerin tarafları ayırmaya çalışmasına karşın sanıklar ... ve ...’in, ayrılan grubun peşinden sokağa çıktıkları ve sanık ...’in arkasından dolanır gibi yürüdüğü esnada ani bir hareket ile katılan ...'un sol göğüs kısmına bıçakla vurduğu, katılanın sanıkların eylemi nedeniyle adli rapor bulgularına göre perikart yaralanması, diafragma yaralanması ve lima yaralanması, diafragma laserasyonu oluşturarak yaşamsal tehlikeye ve vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda;,

2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik inceleme ile meşru savunmanın ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeleri, meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli, 2020/343 Esaslı, 2021/126 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz istemlerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.