İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Karabük ili Ovacık ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 16 ve 23 parsel sayılı sırasıyla 3477,77 ve 5024,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; satış, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Karabük ili Ovacık ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 16 ve 23 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptali ile 3/4 hissesinin kendi adına, 1/4 hissesinin davalı adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " ... taşınmazların ... sülalesine ait ortak taşınmazlardan olup, ... grubu tarafından dönüşümlü olarak ekildiği, ... köyünde kadastro tespitleri yapılmadan önce her sülalenin mensuplarının bir araya gelerek sülalelerine ait ortak taşınmazlar hususunda anlaştıkları ve ortak taşınmazları taksim ettikleri ve kadastro tespitlerinin aslında 3402 sayılı Yasanın 14. maddesine istinaden yapılmadığı, öncesinde bir taksimin sözkonusu olmadığı, davacı ...'in dayandığı 14/01/1984 tarihli ve 44 yevmiye numaralı satış senedinin tapusuz taşınmazlar yönünden değer ifade etmesi için ancak malik sıfatıyla zilyetlikle birleşmesi gerektiği kanun gereği olmakla birlikte, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında davalı taşınmazların aynı sülale içinde yer alan ... gurubu tarafından dönüşümlü kullanıldığının ifade edilmesi neticesinde sözkonusu senede değer verilemeyeceği " gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, çekişmeli 109 ada 16 ve 23 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Davacı ...’in, dava konusu 109 ada 16 ve 23 parsel sayılı taşınmazların murisine ait olduğunu veya satın aldığını ispat edemediği gibi, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının ekonomik amaca uygun olarak kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunmadığı, davacı tarafın malik sıfatıyla zilyetliğini ispat edemediği " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin karar verildi.