B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1,52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.11.2021 tarihli kararıyla basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1,52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın kusursuz olduğuna, katılanın yaralanması ile sanığın eylemi arasında illiyet bağının olmadığına ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 11.00 sıralarında sanığın idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, eğimsiz, yolda seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde seyrine göre sağından gelerek kavşağa giren Bekir...nun idaresindeki otomobil ile çarpıştığı, Bekir...nun aracında bulunan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sanığın kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı ve asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.