SAYISI: 2022/İHK-14078

SAYISI: K-2022/46019

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan müvekkiline ait araç ile olay yerini terk eden ve plakası bilinmeyen bir araç arasında 20.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkiline ait sigortalı araçta 45.105,71 TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ödeme için sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak yasal sürede herhangi bir ödeme alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 798,36 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak hükmedilmesini talep etmiş; 14.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 43.205,91 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, aracın hasarlı şekilde sigortalandığını, talep edilen tutarın haksız ve fahiş olduğunu, poliçede yer alan muafiyet klozu ile yedek parça ve işçilik ücretine ilişkin iskonto uygulanması gerektiğini, ekspertiz ücreti ve Katma Değer Vergisi (KDV) bedelinden müvekkili şirketin sorumlu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 43.205,91 TL tazminatın 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ait aracın davaya konu kaza ile ilgisi olmayıp poliçe dönemi içerisinde olmayan ve dolayısıyla poliçe teminatı dışında kalan ilk hasara ilişkin tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aracın poliçe tanzim tarihinden önce hasarlı olduğu tespit edildiğinden hasar ödemesi yapılmadığını, sigortalının aracını 24.07.2020 tarihinde üzerine tescil ettirmesine rağmen kasko poliçesini 27.04.2021 tarihinde 10 ay sonra yaptırmış olup acentenin sigortalı araca poliçe yaparken sigortalı aracı görmeyip sigortalıdan aracın her yerinin görünecek şekilde fotoğraflarını göndermesini istediğini, PTS kaydında aracın sağ tarafının poliçe yapım tarihinden önce de hasarlı olduğu görüldüğünden sigortalı araç hasarlı iken poliçe yapıldığının anlaşıldığını, hasar ihbarı ile açılan hasar dosyası ile birlikte yapılan araştırmalarda aracın poliçe düzenlenirken hasarlı olduğunun tespit edildiğini yani kasıtlı olarak hasarlı araca poliçe yapılmadığını, bunu sigorta şirketinin zaten bildiği yani hasarlı araca bilerek poliçe yapıldığının ispat yükünün sigortalıda olup sigortalının ispat yükünü yerine getirmediğini, poliçe özel şartı olan muafiyet tenzilinin hatalı ve usulsüz gerekçelerle uygulanmadığını, sigortalının poliçesi Allianz Akıllı Kasko sigorta poliçesi olup poliçenin 4.1 ve 4.2 başlığında düzenlenen oluşan hasarın onarımı için Allianz ile anlaşması olmayan servise gidilmesi durumunda uygulanması gereken muafiyet klozunun poliçenin özel şartı olduğunu, anlaşmalı servis onarım maliyetlerinin belirlemenin bilirkişinin görevi olup bu hususta hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,oluşan hasarın onarımı için Allianz Sigorta A.Ş ile anlaşması olan akıllı kasko servislerine gidilmeyip kaportacıya gidildiğini, bu durumda muafiyet uygulanması gerekmekte olup uygulanması gereken muafiyet klozunun poliçe özel şartı olduğunu, davaya konu kazanın haksız fiilden kaynaklanmış olup ticari iş olarak nitelendirilemeyeceği ayrıca aracın kullanım amacı ticari değil hususi olduğundan uygulanması gereken faiz türü yasal faiz iken avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafça bilinçli olarak faydasız bırakılan ekspertiz rapor bedelinin müvekkiline yükletilmesinin hakkaniyetli olmadığını, sigorta şirketinin söz konusu araç onarıldığı için KDV'den sorumlu tutulabilmesi için faturanın sigortacıya ibraz edilmesi gerektiğini, ödenmeyen KDV'nin sigorta şirketinden talep edilmesinin sebepsiz zenginleşme sonucu doğurduğunu ileri sürerek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; poliçe tanzimi sırasında davacı tarafından acenteye aracın fotoğraflarının gönderildiği, sigorta şirketince sunulan araştırma raporunda belirtildiği üzere bu fotoğraflardan aracın hasarlı olduğunun görüldüğünün anlaşıldığı, bu halde somut olayda sigortalının beyan yükümlülüğünü kasıt ya da ihmali ile ihlal edilmediği kanaatine varıldığı,alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden sigortalı aracın poliçe tanziminden önceki hasarının uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle meydana gelen zararın oluşmasında veya artmasında etkisinin olmadığının anlaşıldığı, hesaplanan tazminata KDV ilave edilmesinde ve avans faizi işletilmesinde hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek bu konulardaki itirazlarının reddi gerektiği, kararda davacı lehine tam avukatlık ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı bu nedenle davalı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin itirazının kabulü ile davacı lehine tarifeye göre hesaplanan avukatlık ücretinin tamamı esas alınarak hükmedilmiş olan avukatlık ücretinin maktu ücretin altına düşmemek üzere 1/5 oranına indirilerek kararın düzeltilmesi gerektiği belirtilerek davalının itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 üncü maddesinin '' Başvuru sahibi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi ve 5684 sayılı yasanın 30/17. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine '' şeklinde düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş hali ile infazına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli ve ekspertiz gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.