İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/312 Esas, 2020/79 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/352 Esas, 2020/458 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına,

2.Bank Asya hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna,

3.HTS kayıtları ile çalışma kaydının delil olarak kabl edilemeyeceğine,

4.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.

UYAP üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/225 Esas sayılı kamu davasının derdest olduğu, adı geçen dava dosyasında da sanık hakkında aynı suçtan TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen iddianame üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın eylemlerinin İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verildiği, İstinaf Mahkemesince de sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği görülmekle; silahlı terör örgütüne üye

olma ile yardım etme arasındaki hukuki ilişki de dikkate alındığında her iki dava dosyası birleştirilerek delillerin bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,

2-Bölge Adliye Mahkemesi

gerekçeli kararının sonunda karar tarihinin "02.06.2020" yerine "03.06.2019" olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/352 Esas, 2020/458 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.