Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. Kişi vekili ve davalı (Alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı 3.kişi vekili, Çumra İcra Müdürlüğünün 2008/1500 sayılı dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 15.10.2008 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacının baba-oğul olduklarını ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edildiğini ve sunulan faturaların herzaman temini mümkün olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, vergi kaydının davacı 3.kişi üzerine olmakla birlikte, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiğini, işyerini eylemli olarak birlikte kullandıklarından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından, tazminat ve vekalet ücreti yönünden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve İİK'nun 8.maddesine göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağı içeriğindeki kartvizitler, alacaklının bayisi olunduğuna ilişkin bilgiler
ve vergi idaresinin davacı ve borçlunun aynı adreste faaliyette bulunduklarına dair müzekkere cevabından, 3.kişi ve borçlunun birlikte faaliyette bulundukları sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğu kesin olark tesbitinin mümkün bulunmamasına göre davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının tüm davalı alacaklının ise takibin durmasına karar verilmediğinden İİK'nun 97/13.madde koşullarının gerçeklememiş olması nedeniyle tazminat takdir edilmemisi yerinde olup aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.İstihkak davaları Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretine tabi davalardan olup takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi vekilet ücretine hükmedilir. Mahkemece, dava red edildiğinden davalı alacaklı yararına değeri daha düşük olan hacizli mal değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 fıkrası gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda 1 nolu bentte açaklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin tüm davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6.bendindeki "285,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.596,00 TL" ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.