Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin sürücüsü olduğu kamyonete karşı istikamette seyreden dava dışı sürücünün kullandığı ve davalı tarafından sigortalanan tırın virajı alamayıp karşı şeride geçerek çarpması neticesinde meydana gelen kazada muris ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin murislerinin desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini davacı ... için 19.046,84 TL, Tarık için 2.226,04 TL ve... için 1.941,74 TL olarak ıslah etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili; asıl dava dosyasının aynı olayla alakalı dava olduğunu, bu davada bir kez ıslah yaptıklarını, bakiye talepleri için birleşen davayı açtıklarını beyanla 66.606,44 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili; davacıların dava açmadan önce kendilerine başvurduklarını, 07.05.2010 tarihinde davacı ... için 56.982,12 TL, Tarık için 2.892,31 TL ve... için 1.549,45 TL ödeme yaptıklarını, sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemenin 21.05.2013 tarih ve 2011/225 Esas- 2013/230 K. sayılı kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nca (SGK) rücuya tabi ödeme tutarı hesaplanan tazminattan tenzil edildiğinde, davacıların talep edebilecekleri maddi tazminatın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.02.2015 tarih ve 2013/17279 E., 2015/3337 K. sayılı ilamıyla; "...Davacılara murislerinin ölümü dolayısıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi gelir bağlanmış olup, mahkemece hükme esas alınan 30.10.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacılara SGK tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerleri, hesaplanan tavan tazminattan mahsup edilmiş ve buna göre SGK tarafından davacılara bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerlerinin, hesaplanan bakiye tazminat tutarlarının üzerinde olması nedeniyle davacıların tazminat alacaklarının bulunmadığı bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, SGK tarafından, davacılara bağlanan gelirin rücuen tahsili amacıyla, iş bu eldeki davanın davalısı sigorta şirketi ile karşı araç sürücüsü Murat Uygur, desteğin kullandığı aracın işleteni ve aynı zamanda desteğin işvereni Mehmet Ali Doğan aleyhine Osmaneli Asliye Hukuk (İş mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 2012/36 Esas numarası ile dava ikame edildiği ve bu dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, SGK tarafından açılan rücu davasının sonucu beklenerek, sigorta şirketi tarafından SGK'ya rücuen ödenecek nihai tazminatın poliçe limitinden mahsubu ile bakiye tazminata hükmetmek olmasına rağmen, iş bu dava dosyası bekletici mesele yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmiş olması isabetli olmamış, bozma sebebi yapılmıştır." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/36 Esas sayılı dosyasında verilen 07.06.2017 tarihli kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2017/2167, 2019/1264 K. sayılı kararı ile kaldırıldığı ve Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek 29.059,00 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalı ... yönünden dava tarihinden, davalı Murat Uygur yönünden gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ve davalı Murat Uygur'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair hüküm tesis edildiği ve kararın kesin mahiyette olduğu, bu doğrultuda bozma kararında belirtildiği üzere, sigorta şirketi tarafından SGK'ya rücuen ödenecek nihai tazminatın poliçe limitinden mahsubu ile bakiye tazminat miktarının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporunda yapılan ödemeler ile davacılar Tarık ve...'nın zararlarının karşılandığı, davacılardan ... yönünden ise ZMMS poliçesinden kaynaklı olarak 23.494,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının istenebileceği, ancak bozmadan önce yapılan ıslahtaki miktar gözetilerek anılan davacı yönünden 19.046,84 TL dikkate alınarak hüküm kurmak gerektiği, birleşen dava bakımından ise davacı bakımından kasko poliçesinden kaynaklı tazminat talep edilebileceği ve bu miktarın da 27.631,53 TL olduğu tespit edildiğinden asıl ve birleşen dava dosyaları bakımından davaların kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılardan ... ile... Yaş Karahan tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 19.046,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/283 E. dava dosyası bakımından; davanın kısmen kabulü ile 27.631,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; karar tarihine en yakın tarihteki veriler esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, SGK tarafından bağlanan ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının davacıların toplam zararı üzerinden düşülmesi gerekirken doğrudan sigorta şirketinin limitinden (limite göre garame yapılan kısımdan) düşülmesinin hatalı/haksız olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerde "dava dışı anne ... için 59.511,20 TL ve davadışı baba İshak Yaş için 29.065,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği anlaşılmıştır. Anne ve babaya ödenen toplam tutar 88.577,00 TL olup, 150.000,00 TL olan toplam poliçe limitinin %59’una denk gelmekte, yapılan ödeme sonrasında eş, 2 çocuk ve SGK peşin sermaye değeri ödemesi için limitin % 41’i kadar pay kaldığı anlaşılmaktadır" denilmekte ise de dava dosyası kapsamında anne ... için 59.511,20 TL ödemeye ilişkin kesin bir bilgi ya da belge bulunmadığını, 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından hak sahiplerinin destek paylarının hatalı hesaplandığını, AYİM'in belirlediği evlenme ihtimali tablosuna göre 50 yaşında birinin %2 evlenme ihtimali bulunduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporunda davacı ...'ın kaza tarihinde 38 yaşında olmasından bahisle %4 evlenme ihtimali indirimi yapılmış olmasının hatalı olduğunu, mahkemece gerekçeli kararın 3. sayfa son paragrafında "birleşen dava bakımından ise davacı bakımından kasko poliçesinden kaynaklı tazminat talep edebileceği ve bu miktarın da 27.631,53 TL olduğu tespit edildiğinden" denilmiş ise de davada kasko poliçesinden kaynaklı bir talep bulunmadığını, mahkemece neye istinaden kasko poliçesinden kaynaklı bir alacak belirlendiğinin anlaşılamadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava öncesinde davacı tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine 07.05.2010 tarihinde 61.423,00 TL davacılara ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin güncellenmiş halinin 162.363,21 TL olduğunu, dava devam ederken bu kez müteveffanın annesi ... ve babası İsak Yaş tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2016.E.38156 sayılı dosyası ile başvuru yapılmış olup yargılama sırasında anne ... adına 59.511,20 TL'ye, baba İsak Yaş adına 29.565,80 TL tazminata hükmedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından proporsiyon hesabı yapılarak 09.08.2020 tarihli bilirkişi raporunun alındığını, bu bilirkişi raporu doğrultusunda 2017.İ.2166,201/İHK-2448,07/07/2017 tarihli hüküm ile anne ... yönünden 24.981,45 TL tazminat tutarı yönünden hüküm kurulduğunu, davalı şirketin KTK ZMMS poliçesinden kaynaklı 150.000,00 TL ve kasko poliçesi İMMS limitinden kaynaklı 40.000,00 TL teminat limiti bulunduğunu, davalı şirketin toplamda 190.000,00 TL üzerinden sorumluluğu bulunduğunu, açıklanan nedenlerle bakiye tazminata hükmedilmesi halinde sebepsiz zenginleşmeye neden olunacağını, bu nedenle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bakiye tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427,428 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada 21.01.2010 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davalı ... tarafından trafik sigortası düzenlenen sigortalı aracın kusuru ile kazaya sebebiyet vermesinden dolayı zorunlu mali mesuliyet poliçesi dahilinde destek tazminatı talep etmiştir. Mahkemece talep bulunmadığı halde sigortalı aracın kasko poliçesinde yer alan ihtiyari mali mesuliyet klozu da değerlendirilmek suretiyle birleşen davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davada ihtiyari mali mesuliyet klozuna göre karar verilmesi doğru olmayıp bakiye zmms limiti değerlendirilerek hesaplanacak tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.