B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca 6.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2019 tarihli kararıyla, dosya kapsamı ve mahkemece hükme esas alınan 20/04/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiği ve sola dönüş kurallarına riayet etmediği anlaşılmakla, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, TCK'nın 89/1, 22/3,89/2-b, 62/1, 52/2-4,53/6. maddeleri gereği neticeten 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ancak CMUK'un 326/son maddesi uyarınca neticeten 6.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.12.2020 tarihli kararıyla basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak sanık hakkında basit yargılama usulüne göre yargılama yapıldığı ve taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 22/3,89/2-b, 62/1, 251/3,52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca 6.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği, karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılıp genel hükümlere göre karar verildiği ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 22/3,89/2-b, 62/1, 52/2-4,53/6. maddeleri gereği neticeten 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ancak CMUK'un 326/son maddesi uyarınca neticeten 6.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, sanık hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna ilişkin delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 16.00 sıralarında katılan sürücü ...'nın idaresindeki motosiklet ile yedi metre genişliğinde, asfalt kaplama, bölünmüş, tek yönlü, ışık kontrollü dört yönlü kavşakta, yeşil ışıkta kavşağa girdiğinde, seyir yönüne göre sol taraftaki sokaktan kavşağa giren sanık ...'nun idaresindeki otomobil ile çarpışması neticesinde katılanın üçüncü derece kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda, oluş, dosya kapsamı ve mahkemece hükme esas alınan 20/04/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiği ve sola dönüş kurallarına riayet etmediği, böylece sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2.b maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Bozma kararı öncesi hükmedilen 6.750 TL adli para cezasına ilişkin ilk hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarı yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin infaz aşamasında gözetilip, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın infazının 6.750 TL adli para cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın neticeten 6.750 TL cezası olarak tayin edilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 7. maddesi kaldırılarak yerine, "08.10.2015 tarihli hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 6.750 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.