BİRLEŞEN DAVA: ADANA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ 2005/1405 E

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2010 tarih ve 2010/226-2010/1468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın diğer davalı ...’ın kredi kartı borcundan dolayı müvekkili şirketin Adana ili Carrefour Alışveriş Merkezindeki satış mağazasına İİK’nun 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderdiğini ve bunların itiraza uğramadığından bahisle usulü keşinleşmeye dayanarak haciz işlemi gerçekleştirdiğini, yapılan haciz nedeniyle davalı Banka lehine icra dosyasına 3.250,00 YTL ödemek zorunda kaldıklarını, davalı ... ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisi olmadığını, davalı bankaya borçlu olunmamasına rağmen ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 3.250,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, borçlu ....hakkında yapılan icra takibinin kesinleştiğini, davalı ...'ın kredi kartı talebinde bulunurken iş yeri olarak kendi el yazısı ile davalı şirketin Adana ili Carrefour Alışveriş Merkezindeki satış mağazasını gösterdiğini, İİK’nun 89/1 ve 89/2 maddeleri uyarınca gönderilen haciz ihbarlarının Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği halde itiraz edilmediğini, davaya bakmaya Adana Sulh Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 16.11.2009 tarih, 2008/7581 E. 2009/11926 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, icra dosyası kapsamında davacıya tebliğ edilen haciz ihbarlarının geçersiz ve usulsüz olduğu, ancak davacının süresiz şikayet hakkını veya normal şikayet ve itiraz haklarını kullanmadığı, İcra İflas Kanunu 89/1 maddesi kapsamında davacının satış mağazasına haciz ihbarı tebliğinde alacaklının kötü niyetli sayılamayacağı, takibin muvazaalı olduğu ve davacının aleyhine işlem yaptığına ilişkin bir delilin bulunmadığı gerekçesi ile davalı ...A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.