Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 764,11 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının tutuklandığı tarihte köy korucusu olan ve 01.05.2006 tarihinde görevine son verilen davacının, 15.03.2006-14.04.2006 tarih aralığını kapsayan son maaşının 15.03.2006 tarihinde peşin olarak ödendiği, bu itibarla maddi tazminatın 14.04.2006-15.06.2006 tarih aralığını kapsar şekilde ve faiz başlangıç tarihinin de 14.04.2006 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 773,16 TL'ye yükseltilmesi ve maddi tazminatın faiz başlangıç tarihinin 14.04.2006 olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklanması nedeniyle köy koruculuğu görevine son verilmesinden kaynaklanan maddi zararının yanı sıra hayvancılık işinden sağladığı gelirinden de yoksun kaldığına, bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğine, maddi zararın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/298 Esas-2015/289 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında; davacının kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet suçlarından 10.03.2006-15.06.2006 tarihleri arasında 97 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suçtan da beraatine hükmedildiği, beraat hükümlerinin 18.01.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Tutuklandığı tarihte köy korucusu olan ve 01.05.2006 tarihinde görevine son verilen davacının 15.03.2006-14.04.2006 tarih aralığını kapsayan maaş ödemesinin tam olarak yapıldığı, halen görevde olduğu 14.04.2006-01.05.2006 tarih aralığı bakımından ise herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğunun anlaşılması karşısında, görevde olunan ve maaş ödemesi yapılmayan 14.04.2006-01.05.2006 tarih aralığına ilişkin talebin idari işlemin, ihtilaf halinde ise idari yargının konusu olduğu gözetilmeksizin bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Her ne kadar davacının kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet suçları kapsamında 10.03.2006-15.06.2006 tarihlerinde tutuklu kaldığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacı hakkındaki tutuklama, tahliye ve tutuklamanın infaz gördüğüne ilişkin bilgi ve belgelerin bulunmadığı, tutuklamanın infaz görüp görmediği hususunda Kars ve Selim Cezaevi Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevaplarında ise UYAP kayıtlarının tetkikinden davacının cezaevine giriş ve çıkış bilgisinin bulunmadığının bildirildiği gibi davacının cezaevi giriş, çıkış ve infaz bilgilerine ilişkin UYAP dışı resmi bir belgenin de müzekkere ekinde gönderilmediği anlaşılmakla, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındaki tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti ilgili ceza mahkemesinden temin edilip dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen maddi tazminat miktarının davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ardahan Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.