HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1. Dosya kapsamından ve UYAP’tan yapılan incelemede, sanıklar hakkında Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2013/164 Esas, 2015/581 Karar sayılı kararı ile aynı mağdura karşı işledikleri hırsızlık eylemi nedeniyle verilen 4 yıl hapis cezasının temyizde onanarak kesinleştiğinin, sanık ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2013 tarihli ve 2013/71 Esas, 2013/203 Karar sayılı kararı ile yine aynı mağdura karşı işlediği hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının temyizde onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, suç tarih ve saatleri arasında kısa bir zaman aralığının bulunması ve davalar arasında hukukî kesintinin bulunmaması nedenleriyle eylemlerin zincirleme suçu oluşturacağı nazara alınarak, kesinleşen dava dosyalarındaki ceza miktarının mahsup edilmesine karar verilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2. Sanık ...'in yakalandıktan sonra çaldığı kabloları sattığı yeri göstermek suretiyle iade ettiği gerekçesi ile hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, çalınan tüm kabloların iade edilip edilmediği kesin olarak tespit edilmediği gibi Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/164 Esas sayılı dosyasında kurum zararının giderilmediğinin belirtildiği, ayrıca tüm kabloların iade edildiğinin kabulü hâlinde dahi sanığın, kabloları satın alan şahısların iyi niyetli olduklarının kabulü hâlinde satın alanın zararını gidermesi gerektiği, iyi niyetli olmadıklarının kabulü hâlinde ise sanığın suçtan elde ettiği gelirin kazanç müsaderesine konu edilmek üzere mahkeme veznesine ödenmesi gerektiği gözetilmeden şartları oluşmadığı hâlde 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,

3. Sanıkların esas ve birleşen dosyalar yönünden hangi tarih ve adreslerde gerçekleşen eylemleri nedeniyle cezalandırıldıkları gerekçeli kararda açıkça belirtilmeden aynı mağdura karşı farklı tarihlerde işledikleri suçlar nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiğinin belirtilmesi ile yetinilerek eksik gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak CMUK'un 326/son maddesi gözetilerek BOZULMASINA, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.