Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ...Ş. vekili ... geldiler. Taraflar vekilllerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 14.12.2015 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 40,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 20,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini ıslahla 220.493,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatına yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalı tarafından alınan medikal rapora göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için özürlülük oranı tespiti konusunda yetkili sağlık kuruluşu olan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, rücuya esas bir kazanım olması halinde mahsubu gerektiğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin hatalı olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakemce alınan 25.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm tesisine elverişli olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatına yönelik hesaplama yapılmadığı, maluliyet raporunda bu taleplere ilişkin bir belirleme olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 220.493,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 40,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 20,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalı tarafından alınan medikal rapora göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için özürlülük oranı tespiti konusunda yetkili sağlık kuruluşu olan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının yara alanının vücut yüzeyinin %1'inden az olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 27.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının kısmen kabulüne, vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalı tarafından alınan medikal rapora göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için özürlülük oranı tespiti konusunda yetkili sağlık kuruluşu olan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının yara alanının vücut yüzeyinin %1'inden az olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, poliçe tanzim tarihi gözetildiğinde hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, TRH-2010 değil PMF-1931 Yaşam Tablosu'nun esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 14.12.2015 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un (2330 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27.08.2021 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet oranının tespiti yönünden Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, davacıda %5 oranında sürekli maluliyet tespit edildiği anlaşılmaktadır. 14.12.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, içerisinde plastik cerrahi uzmanı da bulunan heyetten, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6 ncı maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, kaza tarihinde polis memuru olan davacının görevinin ifası sırasında dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; anılan Kanun uyarınca davacı polis memuruna ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak bu ödemenin zarar verene rücû olanağı bulunduğu dikkate alınarak, ödeme yapılmış olması halinde tazminat miktarından yapılan ödemenin mahsubu gerekir.
İtiraz Hakem Heyetince bu konuda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.