TCK'nın 85/1, 22/3,62,53/6, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisinde bulunan 02/09/2012 ve 03/09/2012 tarihli CD izleme tutanakları ve 24/09/2012 tarihli CD çözüm raporunda sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığının belirtildiği, kaza tespit tutanağı ve keşif üzerine düzenlenen 07.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığından dolayı kusurlu olduğunun belirtildiği, müdafinin de hazır bulunduğu 01/09/2012 tarihli kolluk beyanında sanığın “ben ışıklı kavşağa geldiğimde hızımı bilmiyorum ışıkların bana yeşil mi kırmızı mı sarı mı yandığının farkında değilim kafam dalgın olduğu için ışıkları bile hatırlamıyorum motosikleti gördüğümde aramızdaki mesafe yaklaşık üç metre kadardı ben frene bastım ancak aracı durduramadım motosiklete çarptım motosikletin hangi ışıkta geçtiğinide fark etmedim” dediği, sanığın aracında yolcu olarak bulunan tanık ...'ın kovuşturma aşamasında “ben petrol ofisinin bulunduğu yerden ışıklara baktığımda bize ışık yeşilden sarıya dönüşmüştü, kazanın olduğu göbekteki ışık ise kırmızı yanıyordu, bu sırada sanık kırmızı ışıkta frene bastı ancak araç durmayarak .... istikametinden gelen ölene ait araca çarptı, yani göbekteki ışıktan biz geçerken kırmızı yanıyordu, ancak sanık aracın frenine basmasına rağmen araç duramadı” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, söz konusu tutanaklar, raporlar ve beyanlara göre kırmızı ışık ihlalinde bulunan sanık hakkındaki mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki eksik incelemeye ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin eksik incelemeye, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayinine ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin, katılanlar vekilinin ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.