Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.08.2009-25.09.2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde teknisyen olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin fazla ... ücretlerinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla ... ücreti ve yol parası ve prim ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.09.2011 tarihinde istifa ederek işyerinden ayrıldığını, davacının istifa dilekçesinde açıkça bütün yasal haklarını aldığım belirttiğini, davacının hak ettiği tüm ücretlerin ve sosyal hakların davacıya ödendiğine ilişkin ibraname düzenlendiğini, davacı ile akdedilen iş sözleşmesinin 7. maddesi (a) bendi ile fazla ... ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırılmış olduğunu, davacının fazla ... yaptığının kabulü durumunda dahi yıllık 270 saate kadar yapmış olduğu çalışmalara ait ücretlerin aylık ücretine dahil olması nedeniyle kanıtlaması durumunda yıllık 270 saati aşan süreler için fazla ... ücreti talep edebileceğini, davacının yol ücreti ve prim alacağına ilişkin iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; ... kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde;davacıya ait ... hizmet cetveli ve ... işyeri tescil kayıtlarından; davacının 10.08.2009-25.09.2011 tarihleri arasında ... ... 'de davalı şirket adına tescilli 1135008 sicil sayılı işyerinde çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla birlikte, dosyaya sunulu 23.09.2011 tarihli dilekçede davacının 23.09.2011 tarihinde işten ayrılmak istediğini beyan etmiş olduğu görüldüğünden; davacının beyanı ile bağlı kalınarak, davacının davalıya ait işyerinde 10.08.2009-23.09.2011 tarihleri (2 yıl 1 ay 13 gün) arasında çalıştığı kanaatine varıldığı, dosyaya sunulu el yazısı ile yazılmış 23.09.2011 tarihli dilekçede davacının; " işyerinden şahsi gerekçeler ile kendi istek ve rızam ile herhangi bir baskı olmadan 23.09.2011 tarihinde ayrılmak istiyorum. Gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim " yönündeki beyanın davacı tarafından imzalanmış olduğu, davacı tanığı ...'nün, işyerinde maaşların bir kısmının bankaya yatırıldığını ve bir kısmının elden ödendiğini, davacının fazla ... ücretleri ödenmediği için işten ayrıldığını, kendisinin de davalı şirket aleyhine açtığı ve süren davası olduğunu, davacı tanığı...'ın, davacının fazla ... ücretleri ödenmediği için işten ayrıldığını beyan ettikleri, 23.09.2011 tarihli ibra sözleşmesinde, davacının iş sözleşmesinin feshi tarihinde 13 gün karşılığı hesaplanan 460,02 TL izin ücreti ve 25 günlük çalışması karşılığı hesaplanan 633,33 TL ücretin yer aldığı, kıdem tazminatı, fazla ... ücreti ve yol ücretine ilişkin bir hüküm bulunmadığı görüldüğünden; Yargıtay uygulamaları ile düzenleyen tarafından imzası inkar edilmeyen ve alacağın türünü belirten ibra sözleşmelerinin geçerli olduğu kabul edilmekle birlikte; "...alacakların tümünün alındığı yönündeki soyut beyan içeren ve alacakların türünün tek tek sayılmadığı ibra sözleşmelerine itibar edilemeyeceği..." kabul edildiğinden; davacının kıdem tazminatı, fazla ... ücreti ve yol ücreti alacaklarına ilişkin istemleri bakımından davalının taraflar arasında ibra bulunduğu yönündeki savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğikıdem tazminatına hak kazandığı kanaatine varıldığı, dosyaya sunulu dava konusu edilen döneme ait ücret bordrolarında aylık 5 saat fazla ... süresi esas alınarak fazla ... ücret tahakkuku yapıldığı, ücret bordrolarında davacının imzasının bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin 7. maddesi ile fazla ... ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırılmış olduğu, davacı tanıklarının beyanları ve Yargıtay'ın ... sürelerine göre dinlenme sürelerinin düşülmesi yönündeki ilke kararları gözetilerek; davacının haftalık ... süresinin 5 gün olduğu haftalarda haftalık 6.5 saat; 6 gün olduğu haftalarda ise 13 saat fazla çalışmasının bulunduğu; yıllık 270 saatle sınırlı olarak fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun kabulü gerekmesi nedeniyle; davacının yıllık ( 6,5 saat x 26 hafta = 169 saat +13 saat x 23 hafta = 299 saat) 468 saatlik fazla ... süresinin 270 saatlik bölümünün ücretinin aylık ücreti ile karşılandığı, davacının haftalık fazla ... süresinin ( 468 saat - 270 saat = 198 saat / 52 hafta = 3.80 saat) 4.20 saat olduğu sonucuna varılarak,kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı iş yerinden haklı neden içermeyen istifa dilekçesi ile kendisinin ayrıldığı dosyada mevcut imzası inkar edilmeyen istifa dilekçesinden anlaşılmakta olup,davacının şartları bulunmayan kıdem tazminatı isteminin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.