1- TCK'nın 191/1-2-3-4-6-7,62/1,54. maddeleri uyarınca mahkumiyet, müsadere

2- TCK'nın 268/1 yollamasıyla 267/1, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi öngörülmüş olup; bu iki seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlarına bağlı olarak, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerektiği gözetilmeden ve gerekçesi gösterilmeden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezayla birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri seçeneğine göre hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması sırasında, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen denetimli serbestlik tedbirinin, tedavi süresince de uygulanacağı gözetilmeksizin, tedavinin sona ermesinden itibaren bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi,

3- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında soruşturma yapılırken, görevli polislere kendisini “...” olarak tanıtan ve bu suretle bir kısım adli belgelerin bu isimle oluşturulmasına sebebiyet veren sanığın daha sonra kendisinin ... olduğunu belirtip, başlangıçta amcasının oğlu ...'e ait kimlik bilgilerini kullandığını itiraf etmesi karşısında; hakkında TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 269/1. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4- İftira suçundan tayin edilen 1 yıl hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi ile yapılan 1/6 oranındaki indirim sonrasında 10 ay yerine, 1 yıl 8 ay hapis olarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.