Her iki sanık hakkında;
1- Haberleşmenin engellenmesi suçundan; Beraat 2- TCK'nın 142/1-a, 143,35/2,62,51/1-3,53/1.
maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme,
3- TCK'nın 152/1-a, 168/1,62,51/1-3,54,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme, müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Haberleşmenin engellenmesi suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2- Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Zararı kısmen giderilen katılan kurumun sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediğini bildirmesi karşısında, şartları oluşmadığı halde mala zarar verme suçundan tayin olunan cezalarda TCK'nın 168. maddesi gereğince indirim yapılması,
b) Katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan “eşit olarak” tahsili yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 326/2. fıkrasına aykırı davranılması,
c) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında, suçların niteliği, hükmolunan cezaların türü ve süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.