B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ceyhan 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2014/208 Esas, 2014/505 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ceyhan 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2014/208 Esas, 2014/505 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.05.2017 tarihli ve 2017/17033 Esas, 2017/11993 Karar sayılı kararı ile; "...Sanığın, kendisini polis olarak tanıtmak suretiyle müşteki aleyhine haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğü giren 6763 sayılı Kanun'un 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. Maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/95 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; suç tarihi itibariyle 6763 sayılı Yasa'nın yürürlükte olmadığına, eylemin gerçekleştiği tarih itibarıyla adli sicilinde mahkûmiyetine esas kayıt olmamasına rağmen teşdit hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Sanık ... tarafından katılanın kullanmış olduğu ev telefonundan aranarak kendisini emniyet mensubu olarak tanıttığı, katılana, adına sahte kredi kartı hesabı açıldığını, bu kişileri yakayabilmek için kendisine yardımcı olmasını istediği, katılanın ise bu teklifi kabul ederek sanık tarafından bildirilen Finansbank'a ait 4155650128502785 ve 5458470145881596 numaralı kredi kartı hesabına 20.800,00 TL para yatırıldığı, bu şekilde sanık tarafından katılanın dolandırıldığı iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.

3. Katılan aşamalardaki beyanında; sanık tarafından öncelikle ev telefonundan, daha sonra ise kullandığı cep telefonundan aranmak suretiyle kendisi polis memuru olarak tanıttığını, adına 3 adet kredi kartı çıkartıldığını, alışveriş yapıldığını, bu kişilerin tespit edildiğini, kısa süre sonra sanık tarafından bildirilen hesaplara toplamda 20.800,00 TL para yatırdığını belirterek, sanıktan şikâyetçi olmuştur.

4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve sanığın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın gerçekleşmediğine ilişkin 19.07.2018 tarihli uzlaştırmacı raporu dosya arasına alınmıştır.

5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanık ...'nin atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/95 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.