Mahkumiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/244 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmiş, tutuklu olarak yargılanan sanığın tahliyesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hakkında tayin edilen cezanın alt sınırdan verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine ilişkin hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Sanığın 21.04.2016 tarihinde...adresinde bulunan ... şubesine ...'a ait nüfus cüzdanı ile müracaat ederek hesap açtırarak kredi çekmek istediği, banka görevlisine verdiği nüfus cüzdanının sahte olabileceği düşünülerek polise haber verilmesi üzerine, polislerin katılan ...'u telefonla arayıp kendisi adına ... şubesinden kredi çekilmesi talebinde bulunulduğunun belirtildiği, katılanın da herhangi bir kredi talebinin olmadığını, kendisinin iş yerinde olduğunu söylemesi üzerine polis merkezine sanığın davet edildiği, yapılan araştırmada hakkında başka suçlardan yakalama emri bulunduğu, katılana ait kimlik bilgileri ile düzenlenmiş, üzerine sanığın fotoğrafı yapıştırılmış halde alınan ekspertiz raporuna göre tamamen sahte oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilen nüfus cüzdanını kulanarak ... şubesine müracaat ederek sahte kimlik ile katılan adına hesap açtırıp, kredi başvurusunda bulunduğunun tespit edildiği, sanık ...'nın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu kabul etmiş, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunu ise kabul etmemiştir.
3. Katılan aşamadaki beyanında; "Polisler beni telefonla arayıp adıma düzenlenmiş bulunan sahte nüfus cüzdanıyla şüpheli bir kişinin bankaya müracaat ederek kredi talebinde bulunduğunu beyan etmeleri üzerine olaydan haberdar oldum. Somut bir zararım yoktur. Ancak sanıktan şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Sanığın ...'dan kredi çekmeye yönelik müracaatının bulunmadığı bildirilmiştir.
5. Uzmanlık raporuna göre, nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
6. Mahkemece, suça konu belge getirilip incelenerek, tüm dosya kapsamıyla sübut bulan resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/244 Esas, 2014/242 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.