SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/221 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 86.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğüne ve eksik araştırmaya ilişkindir.
1. Sanığın, katılan ...’dan satın aldığı 14 adet büyükbaş hayvan karşılığında sahte olarak tanzim edilmiş, 13.04.2013 keşide tarihli ve 43.000,00 TL bedelli suça konu çeki verdiği, katılan ...'in borcuna karşılık çeki tanık ...'ya verdiği, tahsil için bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık ..., soruşturma aşamasında, tavuk ticareti ile uğraştığını, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle bırakmak zorunda kaldığını, katılan ...'u tanıdığını, ancak herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kendisi ile bir hayvan alış verişi yapmadığı gibi suça konu çeki ilk defa gördüğü şeklinde savunmada bulunmuş iken kovuşturma aşamasında, suçlamaları kabul etmediğini, katılan ...'un kendisine 3 tane boş çek getirdiğini, bu çekleri kullanacağını söylediğini, ancak yazısının iyi olmadığı için çeklerin üzerini yazmasını istediğinden çeklerin üzerini yazdığı şeklinde çelişkili savunmada bulunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Katılan ..., Isparta'da tavuk işi yapan sanıktan 14 ayrı büyükbaş hayvan karşılığında suça konu çeki aldığını ve çeki tanık ...'ya kendisinden aldığı danalar bedeli olarak verdiğini beyan etmiştir.
4. Suça konu çek ile ilgili olarak;
a Adli Tıp Belge İnceleme Uzmanlarından alınan.04.07.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çek üzerindeki el yazıların ...'ın eli ürünü olduğu ve çek üzerindeki Hasan Döldaş adına atılı imzanın, basit nitelikte işlekliği az bir imza olduğu görüldüğünden ...'ın veya bir başkasının eli ürünü olup olmadığının belirlenemeyeceğinin,
b.Baykan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/155 Esas sayılı dosyasında iki adet çek ile ilgili aldırılan Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğinin 11.11.2015 tarihli rapora göre; çekin ön yüzünde bulunan tüm el yazılarının ... eli ürünü olduğu, çekin arka yüzünde bulunan "... 0542540847? 51040131308" ve "Abdu? Hakim SepKi?tey 0535 540 3 ?5" yazılarının ... el ürünü olmadığı, çekin ön yüzünde keşideci " Köroğlu Motor Ara. Tam. Bak. Ve Yed. Pa. Tic. Ltd. Şti." adına atfen atılı bulunan imzanın ... el ürünü olabileceğinin rapor edildiği belirlenmiştir.
5. Mahkemece sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/221 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.