SUÇTAN ZARAR GÖREN: İçişleri Bakanlığı
ŞİKÂYETÇİLER: ..., ..., ..., ...
SUÇLAR: Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. Sanık hakkında kamu görevlisini görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz talebi ve kamu malına zarar verme suçuna yönelik suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Kamu malına zarar verme suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine 29.04.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü, kurum vekilinin 05.05.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğu ve suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- İddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 265/1. maddesinin uygulanması talebi ile dava açıldığı halde aynı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanma ihtimaline göre ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan (kamu malına zarar verme suçu yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.