HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında
mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık ...’un atılı suçu işlediğine, sanıkların beyanlarının ...’u suçtan kurtarmaya yönelik olduğuna, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; savunmaların aleyhe değerlendirildiğine, re’sen dikate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 12.11.2015 tarihinde kolluk görevlilerince Diyarbakır otogarında
yapılan kontroller sırasında, sanık ...'un yanında koli ve çanta ile görülmesi üzerine şüphe üzerine yanına gidildiğinde, önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 646 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır.

Sanık ... savunmasında, olay günü ablasının otobüsle Bursa'ya gittiğini, eşyası otobüse alınmadığı için otogara bıraktığını annesine söylemesi üzerine annesinin talebi ile eşyaları almak üzere otogara gittiğinde polisler tarafından koli ve çantada yapılan aramada suça konu sigaraların ele geçirildiğini, bunların içinde suça konu sigaraların olduğunu bilmediğini atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir.

Sanık ... savunmasında, her iki kızının da koli ve çantada kaçak sigara olduğunu bilmediğini, kardeşlerine hediye amacıyla aldığı suça konu sigaraları koyduğu koli ve çantayı kızı ...'a verdiğini, otobüse alınmayınca diğer kızı ...'u bunları almak üzere otogara gönderdiğini, suç kastının olmadığını beyan etmiştir.
Soruşturma aşamasında dinlenen ...'un beyanları da bu doğrultudadır.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkında Beraat Kararını Temyizi Yönünden

1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Ok'un Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına
kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkında Beraat Kararını Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan beraat kararı yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Ok'un Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

14.03.2024 tarihinde karar verildi.