İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2019 tarihli iddianamesiyle, sanıklar Azızbek ve Bohodır
hakkında, temyiz incelemesi dışında kalan diğer sanıkla birlikte cebir tehdit veya hile kullanarak birden fazla kişi ile birlikte cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hırsızlık suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli, 2019/72 Esas ve 2019/454 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak birden fazla kişi ile birlikte cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmalarına, hırsızlık suçundan ise yarar sağlama kastları olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
3. İnceleme dışı sanık ... hakkında verilen kararın usulüne uygun olarak 22.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 31.10.2019 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince 07.11.2019 tarih ve 2019/72 Esas, 2019/454 Karar sayılı ek karar ile sanığın istinaf talebinin süre yönünde reddine karar verildiği, ek kararın sanığa 08.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, inceleme dışı sanığın 12.11.2019 tarihinde ek karara karşı istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli 2019/2601 Esas, 2020/54 Karar sayılı kararıyla, temyiz dışı sanık ...'un ek karara karşı istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine, sanıklar Azızbek ve Bohodır hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak birden fazla kişi ile birlikte cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sadece mağdur beyanına dayanılarak hatalı şekilde karar verildiğine, mağdur ile sanık arasında gönül ilişkisi olup eylemin cinsel amaçla gerçekleştirilmediğine, tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tüm bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç kastı olmayıp hata hükümlerinden yararlanması gerektiğine, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hatalı olduğuna, cinsel saikin bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, tüm bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
A) İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklardan ...'un daha önceden mağdur ...'ya evlenmek istediğini belirttiği, ancak mağdurun okumak istediğini ve aralarında yaş farkının olduğunu söyleyerek teklifi reddettiği, buna rağmen olay tarihinde mağdur ...'nın okula girmek üzere otobüsten indiği sırada sanıklar Azızbek ve Bohodır'ın, Dıana'yı, sürücülüğünü temyiz dışı diğer sanık ...'ın yaptığı araca zorla bindirerek kaçırdıkları, araçta mağdurun telefonunu alıp vermedikleri ve mağduru sanık ...'in kardeşinin evine götürdükleri, temyiz dışı sanık ...'un durumu kolluğa haber vermesi üzerine kolluk güçlerinin eve gelerek sanıkları yakaladığı, sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ayrı ayrı beraat kararı, cebir tehdit veya hile kullanarak birden fazla kişi ile birlikte cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise ayrı ayrı mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
B) Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen karara ilişkin istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; sanıklar Azızbek ve Bohodır hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak birden fazla kişi ile birlikte cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
Dosyanın incelenmesinde; tanıkların beyanları, mağdur ...'nın beyanları, mağdurun kaçırılma anını gösteren kamera görüntülerine binaen hazırlanan 26.11.2018 tarihli CD izleme tutanağı, sanıklar Azızbek ve Bohodır'ın kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanları, mağdurun otobüsten inip okula gideceği sırada kaçırılmış olmasının sanıkların mağduru kaçırma kastı ile hareket ettiklerini açıkca ortaya koyması ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, İlk Derece Mahkemesinin sanıkların atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/2601 Esas, 2020/54 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.