Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/183 Esas, 2016/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; tekerrür hükümlerinin hükümden çıkarılması talebine ilişkindir.

1. Sanık hakkında yakalama kararının bulunduğu, 11.08.2015 tarihinde Demirören Jandarma Karakolu görevlilerinin dur ihtarına uymayarak kaçan ...plaka sayılı aracı terk eden iki kişiden biri olan ...'in yakalandığı, diğerinin ise kolluk görevlileri tarafından arandığı, araç üzerinden elde edilen parmak izlerinden birinin sistemde sanık ... adına kayıtlı olduğu, araçta bulunan ve serbest bırakılan ...'in kaçan kişi ile irtibata geçebileceği için kolluk görevlileri tarafından takip edildiği, 13.08.2015 tarihinde ticari oto ile bir erkek ve bir kadın şahsı yanına alarak seyir ettiği sırada durdurulduğu ve araç içerisinde yapılan kontrolde sanık ...'in...adına düzenlenen sürücü belgesini kolluk görevlilerine ibraz ettiği, kısa süre sonrasında ise söz konusu sürücü belgesinin sahte olduğunu, asıl kimlik bilgisinin ... olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul ederek hakkında bulunan yakalama kararından kaçmak amacıyla görevlilere suça konu sahte sürücü belgesini ibraz ettiğini beyan etmiştir.

3. Mahkemece, suça konu sürücü belgesinin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, soğuk damga izinin bulunduğu ve aldatma niteliğini haiz olduğu görüşünün açıklandığı belirlenmiştir.

4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/183 Esas, 2016/441 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.