Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/42 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezanın ertelenmesine ve sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.02.2021 tarihli ve 2016/218885 sayılı, bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

1. Sanığın, arkadaşı olan ve hakkında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ... ile birlikte hareket ederek Metin’in yerine sürücü belgesi sınavına girmek üzere Metin’in orijinal nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğrafı söküp yerine kendi fotoğrafını yapıştırdıkları, sanığın, Metin yerine sınava girdiğinin görevlilerce tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık eylemini ikrar etmiştir.

3. Emniyet Genel Müdürlüğü İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 27.10.2015 tarihli; "... inceleme konusu nüfus cüzdanındaki hâlen mevcut fotoğrafın, evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra (tahrifen) yapıştırılmış olduğu, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Mahkemece, suça konu belgenin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, kanunî unsurlarının bulunduğu, fotoğraf ile belge üzerinde bulunan yuvarlak soğuk mühür izinin belli belirsiz şekilde fotoğraf üzerinde devam ettiği, bu hâliyle aldatma niteliğini haiz olduğu görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.

5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

A. Tebliğname görüşü Yönünden
Mahkemece suça konu belge üzerinde hüküm duruşmasında yapılan inceleme ve gözlem ile 27.05.2015 tarihli kriminal rapordaki bulgulara göre 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereği aldatıcı niteliği haiz olduğu kanaatine ulaşıldığı anlaşılmakla, Mahkemenin delillerin takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/42 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.