B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/170 Esas, 2018/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen hükmün bozulması ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
1. Olay tarihinde katılanın sabit telefon ve cep telefonundan arandığı, arayan kişinin kendisini polis memuru olarak tanıttığı ve katılanı adına kayıtlı internet aboneliği üzerinden PKK terör örgütünün görüşmeler yapıldığını, bu nedenle vereceği hesap numarasına para yatırması gerektiğini belirttiği bunun üzerine katılanın verilen ... adına kayıtlı hesaba 17.934,00 TL yatırdığı ve paranın aynı gün sanık ... ve hakkında beraat kararı verilen ... isimli kişiler tarafından Akbank Siverek Şubesi'nden çekildiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında, suçunu inkar etmiştir.
3. Dosyanın uzlaşma işlemleri için uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanmadığı ilişkin rapor tanzim edilmiştir.
4. Sanık ... ile hakkında daha öncesinde beraat kararı verilen ...'ın beyanlarının tamamen birbiri ile çelişkili olduğu, savunmalarının birbirlerini tamamlar mahiyette olmayıp birbirlerini suçlayıcı nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/170 Esas, 2018/114 Karar sayılı kararında sanıkca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.