SAYISI: 2018/1534 E., 2019/912 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2018/41 Esas, 2018/144 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/1534 Esas, 2019/912 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanık aleyhine ileri sürülen iddiaların dayanağı olarak gösterilen delillerin usule ve hukuka aykırı olarak elde edildiğine,
2. MİT tarafından yapılan ByLock tespitlerinin hukuki bir değeri olmadığına, hükme esas alınamayacağına,
3. Tanık ...'ın yemin ettirilerek dinlenmesinin yasaya aykırı olduğuna,
4.Tanık ... ve ... ...'ın beyanına karşı sanığın savunmasının alınmadığına,
5. Sanığın Bylock programını kullanmadığına,
6.Tanık ... 'a ait olduğu iddia edilen bylock yazışmalarda adı geçen ...’in huzurdaki davada sanık olan müvekkil ... olup olmadığını bilmediğini-hatırlamadığını beyan ettiğine,
7.Sanığın bankaya para yatırması gerekçesinde asla suç işleme kastı olmadığına,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle;
1.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
2.Tanık ... aynı suçtan yargılanan birisi olduğu için yeminsiz dinlenmesi gerekirken yemin ettirilerek dinlenmesi ve tanık üzerinde mahkemece baskı kurulmasının bozma nedeni olduğına,
3.Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından hükümden sonra dosyaya gelen 2021/75632 soruşturma numaralı sanık hakkında ''kovuşturmaya yer olmadığına dair'' karar ile ekinde yer alan 01/02/2021 tarihli hts analiz raporuna göre ... adına kayıtlı ... numaralı hattın kullanıcısının sanık ... olduğunun tespit edilmesi hususu da gözetilerek yine ilgili takipsizlik dosyası ekinde yer alan ... numaralı hatta ait 216752 ID'ya sahip ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanık ve müdafiine okunması ile hükümden sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan başka dosya şüphelileri ... ..., ... ..., ... ve ...'ın ifade ve teşhis tutanaklarının CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulup, ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/1534 Esas, 2019/912 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.