Davanın reddi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5 ve Geçici 8 inci maddelerine göre 10.12.2015 tarihinde yapılan kadastro sırasında Tokat ili Niksar ilçesi, Kümbetli köyü 101 ada 3 parsel, 6050 m² yüzölçümüyle, niteliği ve malik hanesi Niksar Kadastro Mahkemesinin 2015/20 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu gerekçesiyle açık bırakılarak tutanak Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 4/3 maddesi uyarınca 10.08.2015 tarihinde yapılmıştır.
Dava dilekçesinde Orman İdaresi vekili; Tokat ili Niksar ilçesi Kümbetli Köyünde 3402 sayılı Kanun'un. Ek-5 ve Geçici 8 inci maddesine göre orman kadastro çalışması yapıldığı, yapılan inceleme sonucunda "Tokat ili Niksar ilçesi Kümbetli Köyü G37d-15-b paftasındaki 101 ada 1 sayılı orman parseline sınır tescil harici (TH-13) ile gösterilen sahanın" kısmen orman sayılan yerlerden olduğu, tespitinin kısmen iptal edilerek dava konusu yaptıkları taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "Davanın 30 günlük askı ilânından önce kısmi askı süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2016/12813 Esas, 2019/2369 Karar sayılı ilamı ile; "Davacının kısmi askı süresi içinde dava açmasında hukuki yararının bulunduğu, Niksar Kadastro Müdürlüğünün bildirdiği parsellerin davalı olduğu kabul edilip bu taşınmazların hak sahiplerinin davaya dahil edilmesi, taraf teşkili saglandıktan sonra deliller toplanıp karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararında; "Dava konusu taşınmazın öncesinin orman olmadığının alınan bilirkişi raporları, dinlenilen mahalli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında anlaşıldığı, davalı ...'nun taşınmazdaki zilyetliğinin 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde aranan unsurları kapsadığı gerekçesiyle; Açılan davanın reddine, 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, Tokat ili, Niksar ilçesi, Kümbetli mah/köyü, Çakmak Mevkii/Sokağı 101 ada 3 nolu parsel sayılı taşınmazın davalı olarak sınırlandırılmış olması nedeniyle, taşınmazın niteliğinin tarla, taşınmaz malikinin ... olarak Tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekilince bozma gereklerinin yerine getirilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak İlk Derece Mahkemesi kararında hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan "101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline," şeklinde hüküm kurulmuş ise de, bu ifadenin hüküm fıkrasının üçüncü bendiyle çelişki oluşturduğu, malik hanesi ve niteliği boş taşınmazla ilgili tespit gibi tescil hükmü kurulamayacağı, bu ifadenin kararın infazında tereddüt oluşturabileceği, kadastro hakiminin infazı kabil karar vermesi gerektiği hususları da gözetilerek hükmün bu bendinin hüküm yerinden çıkartılması gerekmekte olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ikinci bendindeki "101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline," cümlesinin hüküm yerinden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.