İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava konusu 382 parselin 1926 yılında Fransızlar tarafından başlanan kadastro çalışmaları neticesinde 1.944 m² yüz ölçümüyle, üzüm bağı niteliğinde, 1932 yılında ... Kızı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Nergizlik köyünde 21.09.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 sayılı Kanun 1. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 1744 S.K. ile değişik 2. madde uygulaması, 03.11.2009 tarihinde ilan edilip kesinleşen 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması mevcuttur.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hatay ili, Arsuz İlçesi, Karahüseyinli köyü 382 parselin maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın orman kadastrosunda Devlet Ormanı içerisinde bırakıldığını, dava konusu yerin orman ile alakası olmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan orman kadastro tespitine itirazın kabulü ile orman kadastrosunun iptaline, mümkün olmadığı taktirde 2B kapsamına alınması ile müvekkiline tahsisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Orman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın 1979 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda orman sayılan yerler içerisinde kaldığı anlaşılmakla açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerin özel mülkiyete tabi olup ormanlık alan ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesine göre 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman sınırları dışına çıkarılacağı düzenlenmiş olup bu işlemi yapma yetkisinin İdare'ye ait olup, idarenin hiçbir şekilde 2/B çalışması yapmaya zorlanamayacağı, ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf sebepleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.