Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2019 tarihinde davacı yayaya davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından başvuru şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, sunulan raporun mevzuata uygun olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet oranının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri taleplerinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, davacının faize ilişkin taleplerinin kabul edilebilir olmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yaralanmasının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik ekindeki cetvellere göre sürekli maluliyet oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporu kabul edilmeyerek, Uyuşmazlık Hakem Heyeti' nce davacı muayene edilmeden alınan rapora itibar edilerek davacının maluliyetinin bulunmadığı kabulünün yerinde olmadığını, sunulan Hacettepe Üniversitesi raporunda davacının muayene edildiğini, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak sinir sistemi bölümünde yer alan nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar için öngörülen %5 maluliyet oranının uygun görüldüğünü, yönetmelikte bu şekilde düzenleme bulunduğunu ve düzenlemeye uygun maluliyet oranı belirlenmesinde hata olmadığını, aksi iddianın dayanaksız olduğunu, kaldı ki bu durumda iki rapor arasında çelişki doğduğunu ve çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan maluliyet raporunun tarafsız bilirkişilerce düzenlendiği, hüküm kurmaya elverişli denetimli ve gerekçeli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, davacı muayene edilmek suretiyle alınmış bir rapor olduğunu, hükme esas alınabileceğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı muayene edilmeksizin evraklara dayalı olarak alınan ve yönetmelikte nöbet geçirmeyen ama geçirme riski bulunan kişiler için maluliyet oranı belirlenmiş iken bu durumdaki davacı için maluliyet oranı belirlenemeyeceği yönünde bilimsel veriye dayalı olmayan rapora itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki raporlar arasında çelişkinin de giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda; kaza tarihi 23.05.2019 olup uygulanması gereken yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'tir. Davacı tarafından sunulan 19.08.2021 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından verilmiş rapor da %5 oranında maluliyet öngörülmüş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor da ise maluliyetin olmadığı bildirilmiş ve her iki raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiştir. Ancak raporlar arasında maluliyetin olup olmadığı konusunda çelişki bulunmaktadır.
Bu nedenle, İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek ve raporlar arasındaki çelişki giderilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve dosyadan rapor alınan Üniversite Hastanesi dışında en yakın Üniversite Hastanesinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.