Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yüzüne karşı tefhim edilen hükmün sanık tarafından 06/11/2015 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile yasal süresi içinde temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması ile birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para vererek eylemini değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirdiği, bu itibarla hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması da mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükmü eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.