Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, ödenen kaçak elektrik bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının abonelik başvurusunun davalı kurum tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle, davacının zati sayaç takarak abone olmaksızın elektrik kullanmasında kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile normal tüketim bedeli üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda kısmen kabul kararı verilmiştir.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13/1. maddesine göre, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik kullanımı sayılır. Davacının işyerinin bitişiğinde bulunan diğer işyerine ait elektrik sayacının borcu nedeniyle davacının işyeri için elektrik aboneliği yapılmamış olması, davacının yasal şekilde tesis edilmemiş olan sayaçtan geçirerek elektrik kullanmasına haklı gerekçe olamaz. Davalı kurum tarafından abonelik yapılmaması durumunda, davacının yasal yollara başvurarak yargı kararı ile işyeri için abonelik tesisi sağlaması yolunu seçmesi gerektiği halde, bu yola başvurmaksızın, yönetmelik kapsamında kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirilen şekilde, abonesiz ve kayıtsız sayaçla elektrik kullanmış olması kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmelidir.
Hal böyle olunca, davacının eyleminin yönetmelik kapsamında kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilip, kaçak kullanım tarih aralığında yürürlükte bulunan tarife uyarınca kaçak kullanım miktarının tespiti amacıyla, alanında uzman bilirkişiden denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı
.../. şekilde normal hesaplama yapılarak kısmen kabul kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 10.12.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Ayrık Görüş
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan Daire çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.