Dava dilekçesinde 150.000 TL maddi, 50.000 TL manevi toplam 200.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının televizyon tamircisi olduğunu, davalı ...’nin evine uydu anteni bağlamak için gittiğini, yüksek gerilim kablolarına değmesi sonucu sürekli özürlü hale geldiğini, kabloların binanın cephesine çok yakın mesafede olduğunu, davacının çalışma gücünü sürekli kaybettiğini, kazanç ve gelir kaybına uğradığını, ruhen çöktüğünü belirterek 150.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; olayda kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 16/2 maddesi (c) bendi gereğince Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu “meslekte kazanma gücü kaybı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli kılınmıştır. Şu halde, davacının kazadan dolayı meslekte kazanma gücü kaybı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kaybı oranının %76 olduğunu bildiren tek kişilik bilirkişi raporunun, adli tıp uzmanı tarafından hazırlandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu hükme dayanak alınacak nitelikte değildir.
Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile anılan yönler dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.