Dava dilekçesinde 9.200 TL alacağın 02.03.2010'dan itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, dava dilekçesinde davalıların kendisinden evlendirmek vaadi ile aldıkları ve geri ödemedikleri 9200 TL'nin 02.03.2010'dan itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; olay ile ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davanın gider avansının ödenmemesi nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK. 115/2.maddesinin 2.fıkrasında; mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit halinde, vereceği kararın usule ilişkin bir nihai karar olan davanın usulden reddi kararı olacağı hususu vurgulanmış; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanabilmesi için hakimin usulden ret kararı vermeden önce eksikliğin tamamlanması yönünden ilgilisine kesin süre vermesi esası benimsenmiştir. Ancak, verilecek bu süre nedeniyle davanın usulden reddi işin yapılacak işlemlerin, tamamlanacak eksikliğin ne olduğu tam, açık ve anlaşılır bir biçimde zapta geçirilmesi ve avansa esas giderlerin tek tek gösterilmesi gerekir.Somut olayda dava şartı noksanlığının giderilmediğinden bahisle HMK. 115/2.maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; verilen kesin süre usulüne uygun değildir. Zira, giderler tek tek belirtilip açıklanmamıştır. Kesin süre verilirken yapılacak işlemlerin açık ve anlaşılır olması gerekmektedir.
Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davacının HMK. 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı korunmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.