Dava dilekçesinde kira parasının 23.10.2007 gününden başlayarak aylık 8.000 Euro; 23.10.2008 gününden başlayarak aylık 17.000,00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; 23.10.2007 tarihinden itibaren başlayan döneme ilişkin aylık kira parasının hak ve nesafete göre 8.000,00 Euro; 23.10.2008 tarihinde başlayan döneme ilişkin aylık kira parasının endekse göre 17.000,00 TL olarak tespiti istenilmiştir.
Mahkemece; 23.10.2007 tarihi itibari ile kira parasının ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/173 sayılı dosyası ile tespit edildiğinden bu döneme ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, 23.10.2008 tarihi itibari ile kira parasının 10.000,00 TL olarak tespitine karar verilmiş; hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava; kiraya veren tarafından kiracı banka aleyhine açılan kira tespit davasıdır.Dosya içeriğinden; taraflar arasında 01.09.1997 başlangıç tarihli, 6.000 DM bedelli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiği; ikinci beş yılın kirasının ilk beş yılın sonunda günün şartlarına göre karşılıklı mutabakat ile Alman Markı olarak belirleneceğinin hükme bağlandığı; sözleşmenin başlangıç tarihinin tarafların karşılıklı rıza ve muvafakatı ile 23.10.1997 olarak değiştirildiği; 02.05.2001 tarihli protokol ile kira bedelinin 01.04.2001 tarihinden itibaren aylık net 5.250 DM olarak belirlendiği; davacı vekilinin ikinci 5 yıldaki kira parasının tespiti için 16.03.2007 tarihinde kira tespiti davası açarak; 23.10.2002 tarihinden itibaren kiranın net 5.000,00 Euro olmasını talep ettiği; Mahkemece "aylık kira parasının dava tarihi olan 16.03.2007 tarihinden itibaren 3.071,25 Euro olarak tespitine" karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, temyiz konu kira tespit davasının ise 22.10.2008 tarihinde açıldığı ve davacı tarafın 23.10.2007 tarihinden itibaren kiranın hak ve nesafete göre 8.000 Euro; 23.10.2008 tarihinden itibaren endekse göre 17.000,00 TL olarak tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır....2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/173 Esas, 2011/498 Karar sayılı 05.04.2011 tarihli kararı ile 16.03.2007 tarihinden itibaren kira parası 3.071,25 Euro olarak tespit edildiğine göre mahkemece; 23.10.2007 tarihi itibari ile başlayan döneme ilişkin "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
23.10.2008 tarihinden başlayan döneme ilişkin olarak ise; önceki dönem kira parası mahkemece saptandığından 23.10.2008 tarihinden başlayan dönemin kira parası hesap edilirken, öncelikle mahkemece 3.071,25 Euro TL'ye çevrilip, TL karşılığına endeks uygulanmalıdır.Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 3.071,25 Euro olarak tespit edilen kira parasının 2002 yılı TL karşılığı 5.000,00 TL olarak bulunmuş, bu rakama 2003 yılından 2007 yılına kadar endeks uygulanmak suretiyle 8.925,00 TL rakamına ulaşılmış, banka şubesi olarak kullanılan mecurun 23.10.2007 tarihinden itibaren başlayacak yeni dönem kira parasının ekonomik esaslar, hak ve nesafet kurallarına göre boş olarak kiraya verilmesi halinde getireceği net kira bedelinin 5.155 Euro (8.925,00 TL) olabileceği, endeks uygulanması halinde tespit edilen kira bedelinin 10.005,00 TL olarak tespit edildiği rapor edilmiş; mahkemece, usul ve yasaya aykırı olarak hazırlanmış bu rapordaki hesap dikkate alınmak suretiyle 23.10.2008 tarihi itibari ile kira parasının 10.000,00 TL olarak tespiti cihetine gidilmiştir.Mahkemece, 2007 yılı için mahkeme kararı ile belirlenen kira parasının TL karşılığına 2008 yılı endeksi tatbik edilmek suretiyle 23.10.2008 tarihinden itibaren başlayan dönemin kira parasının tespiti cihetine gidilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.