İstinaf başvurularının esastan reddi

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/59 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 35.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Savunma hakkının kısıtlandığına, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 3. Sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 4. Kararın gerekçesiz olduğuna, 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın Tercüman aracılığıyla segbis sistemi üzerinden savunma vermeye rızasının olduğu beyan etmesi üzerine savunmasının alınmasının, sanığın tercümanın bulunduğu celse de esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri ve son sözü sorulduğundan savunma hakkının kısıtlanmadığı, gerekçenin somut olay ve olgularla örtüşür şekilde sanığın mahkûmiyetine ilişkin gerekçenin yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Hüküm fıkrasında sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılırken sanığın uyuşturucu maddeyi umumi yerde
Mehmet Bozgeyik Camiine 200 metreden yakın mesafe içerisinde sattığı belirtilmeyerek somut olaydaki artırım nedeni açıkça gösterilmeden kanun maddesindeki metnin aynen yazılmasının,

2. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, yasal ihtarlara rağmen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" karar verilmesinin,
Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

1. Hüküm fıkrasının ikinci paragrafının tamamen hükümden çıkartılması ve yerine "Sanığın uyuşturucu maddeyi umumi yerde Mehmet Bozgeyik Camiine 200 metreden yakın mesafe içerisinde sattığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 15 YIL 9 AY HAPİS ve 2100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA" karar verilmesine,

2. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, yasal ihtarlara rağmen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin çıkartılmasına ve yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı" ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.