Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacıların 5607 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan yargılandıkları ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilerek suça konu altınların müsaderesine karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının düşmesine rağmen altınların davacılara verilmemesi sebebiyle öncelikle altınların iadesine, mümkün değil ise 5.734.217,77 TL maddi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının düşmesi sebebiyle ortada hukuken karar olmadığına, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesinde "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler" hükmünün düzenlediği, Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/12/2020 tarihli müsaderesine karar verilen altınların iadesi talebinin reddine ilişkin kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2021/809 Esas 2021/1289 Karar sayılı ilamı ile "Suça konu altının Çeçenistan ülkesinden getirilerek gümrükten geçirmeksizin kaçak yollarla yurda sokulduğu, bu nedenle suça konu altının kaçak eşya hükmünde olduğu, kendisi bizatihi suç teşkil etmese de kaçak yollarla getirilmesi nedeniyle taşınması suç teşkil eden eşya hükmünde olduğu" gerekçesiyle müsadere kararının doğru olduğuna karar verildiği, dolayısıyla 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j maddesi anlamında "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulma" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231'inci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen, ‘’hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder’’ hükmü karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte müsadere kararı verilmesi durumununda, müsadere kararı asıl hükme bağlı bir karar olduğundan asıl hüküm açıklanıncaya kadar müsadere hükmünün hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmadığından; somut olayda, davacılar hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan yapılan yargılama sonucunda; davacıların cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, suçta kullanıldığı iddiası ile altınların müsaderesine karar verildikten sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmemesinden dolayı dosyanın yeniden ele alınarak düşme kararı verilmesi üzerine müsadere kararının hukuki sonuç doğurma yeteneğinin kalmadığının anlaşılması karşısında; müsadere kararının infazı nedeni ile davacıların oluşan zararlarının karşılanması gerekirken yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Y.İşl.Md.