Dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 8.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yekti yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 26.12.2007 tarihli sözleşme ile davalıya ait taşınmazın satın alındığını, ancak tapusunun verilmediği ileri sürülerek, taşınmaz bedeli olarak ödenen fazla hakları saklı tutularak 8 000,00 TL alacağın tahsili istenilmiştir.Davalı, yetki itirazında bulunarak ikametgahı itibariyle ... Asliye Mahkemesinin yetkili olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, yetkisizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.HUMK.nun 9.maddesi (HMK. Mad. 6) gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan; yine aynı kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK.nun 9.maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003,2003/13-640-627 sayılı kararı).Somut olayda, davacı ile davalı arasında 26.12.2007 tarihli sözleşmede ... Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu kararlaştırılmıştır. Mahkemenin yetkili olup olmadığı dava tarihine göre belirlenir ve bu tarihe göre yetki sözleşmesi yapmalarında yasal bir engel olmadığı da gözönüne alındığında sözleşmedeki yetki düzenlemesi uyarınca taraflar ... Mahkemelerinin yetkisini kabul etmiş olup, bu doğrultuda mahkemece yetki itirazının reddine karar verilip işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.