Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2014 tarihli ve 2013/502 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2017/3257 Esas, 2019/1893 Karar sayılı kararı ile ''başka suçtan Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan sanığın hükmün tefhim olunduğu duruşmaya katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, adli emanetin 2013/2726 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2019/309 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
1. Sanık, dosyada seri yargılama uygulanmasını talep ederek hükmü temyiz etmiştir.
2. Sanık müdafii, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı hükmü temyiz etmiştir.
1.Suç tarihinde kolluk görevlilerinin yaptığı uygulamada sanıktan kimlik istedikleri, sanığın görevlilere, adli emanetin 2013/2726 sırasında kayıtlı ve 07/05/2013 tarihli ekspertiz raporuna göre tamamen sahte ve aldatma niteliği olan suçtan zarar görenin kimlik bilgileri ile düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz ettiği, alınan savunmasında atılı suçu ikrar ettiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, suça konu belgeyi tanımadığı bir şahıstan para ile aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar etmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.05.2013 tarihli uzmanlık raporunda özetle; suça konu sürücü belgesinin sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Suça konu sürücü belgesi, 02.12.2013 tarihli celsede incelenmiş, fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin ve mühürün bulunduğu, ilk bakışta sahteliğinin anlaşılamadığı, aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
5. Yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ve temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
6. Adli emanetin 2013/2726 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2019/309 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.