Dava dilekçesinde 3.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 730 parsel numaralı taşınmaza müvekkili ile davalıların birlikte malik olduklarını; davalıların taşınmazı kullandıklarını ancak elde ettikleri gelirden müvekkilline ecrimisil ödemediklerini belirterek; 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 3.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini dava etmiş; davacı asil ise 19.02.2009 havale tarihli ıslah dilekçesinde; 499,198,172,637,465,514,730 ve 257 ada 141 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı dava dışı 3. kişiye kiraya verdiğini; kira karşılığı 2 ölçek arpa aldığını, taşınmazın bir kısmı üzerinde tarım yapılamadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; dava konusu taşınmazı davalılardan yalnızca ...'nin kullandığı; davacının, davalı ...'ye ecrimisil talepli ihtarname gönderdiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunmadığı gerekçesi davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

ecrimisil talebine ilişkindir.Ecrimisile konu taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Yararlanma isteminin iletilmesi, belli bir şekil şartına bağlı olmayıp, yemin dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. İntifadan men şartı mahkemece re'sen araştırılmalıdır.Somut olayda; mahkemece; taşınmazı kullanan davalı ...'ye davadan önce herhangi bir bildirim yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/1395 Esas; 1999/948 Karar sayılı dosyasının tetkikinden; davacının 03.12.1997 tarihinde 499,198,172,637,724,465,514 ve 730 nolu parsellere ilişkin olarak davalı ...'nin de içinde bulunduğu davalılardan ecrimisil talebinde bulunduğu; mahkemece, 24.12.1999 tarihli karar ile davanın kabulü cihetine gidilerek; 150,00 TL (150.000.000 TL) ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda; yararlanma dileğinin açıklanması niteliğinde bulunan önceki ecrimisil davasının dava dilekçesinin tebliğ tarihi intifadan men koşulunun oluşması için yeterlidir.Davacı asil 19.02.2009 havale tarihli ıslah dilekçesinde; avukatının yalnızca ... Köyü'nde bulunan 730 nolu parselle ilgili dava açtığını; ... Köyü'nde bulunan 499,198,172,637,465,514 parsel sayılı ve ... Mahallesi'nde bulunan 257 ada 141 parsel sayılı parsellerle ilgili ecrimisil talebini dava dilekçesinde belirtmediğini belirterek; ıslah yolu ile dava değerini değiştirmeksizin bu taşınmazları da davaya dahil ettiğini ve bu taşınmazlar için de ecrimisil talep ettiğini belirtmiş ancak keşif yalnızca 730 nolu parselle ilgili yapılmış; hükümde yalnızca bu parselle ilgili verilmiştir. Mahkemece, ıslah edilen taşınmazlarla ilgili herhangi bir araştırma ve yargılama yapılmaması ve ıslah edilen taşınmazlar yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Bu nedenlerle mahkemece; uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlenecek ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerekirken, yanlış ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup; bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.