Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.12.2018 tarihinde, davalı ... tarafından Zorunlu Mali sorumluluk Sigorta (ZMMS) poliçesi ile sigortalanan, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki araçla, bisiklet kullanan davacının karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 45,00 TL geçici iş göremezlik, 45,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 31.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 10.822,88 TL geçici 100.373,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 113.195,89 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının kusuru ve zararı ispat etmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin yasaya aykırı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduklarını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının %25 oranında sürekli iş göremezliği ve 6 ay geçici iş göremezliği olduğu belirlenerek davanın kabulü ile 10.822,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100.373,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 113.195,89 TL'nin davalı Doğa Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 11.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, belirlenen tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, mezkur başvuruya konu trafik kazasının iş kazası niteliğinde olduğunu, dolayısıyla SGK tarafından başvurana iş göremezlik ödeneği veya PSD bağlanmış olması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, başvuran tarafın tedavi ve bakıcı giderlerinin tazminata yönelik taleplerinden ise 6111 sayılı yasa gereği müvekkili sigorta şirketinin değil SGK'nın sorumlu olduğunu, başvuruya konu ulaşım ve adli tıp rapor masrafına ilişkin taleplerin belgesi olmayan dolaylı zararlardan olup, söz konusu taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, başvuranın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, hükmedilen faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza sırasında aracın işletilme halinde olmadığından davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, kusur tespiti için ATKdan rapor alınmasını, uyuşmazlığın Genel Şartlara göre çözümlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun denetime elverişli olmadığını, kask takılmaması nedeniyle belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, iş kazası nedeniyle SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında bulunmadığından reddi gerektiğini, tedavi gideri bakıcı gideri ve diğer taleplerin teminat kapsamında bulunmadığını, yol gideri rapor ücreti gibi taleplerin dolaylı zarar olup teminat kapsamında olmadığını, faiz isteminin haksız olduğunu ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, bisiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,89,90,91 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan raporların denetime elverişli olmasına, yaralanmanın niteliği gereği müterafik kusur indirimi yapılmamasının isabetli olmasına, kazanın iş kazası olmaması ile SGK yazı cevabı ile ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmasına, temerrüdün doğru şekilde belirlenmesi ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.