KABAHAT: 6563 sayılı Kanun'a muhalefet

Kabahatli hakkında, 6563 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 17.528,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 07.10.2021 tarihli ve 2021/4605 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 15.10.2021 tarihli ve 2021/6015 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.10.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/75623 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/75623 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09/10/2017 tarihli ve 2016/5873 Esas, 2017/7831 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere kabahatler bakımından soruşturma zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Soruşturma zamanaşımı" kenar başlıklı 20. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan, "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c)Ellibin Türk lirasında az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda idarî para cezasını gerektiren 8 ayrı fiilin 26/08/2017-04/12/2017 tarih aralığında işlenmiş olduğu ve İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin başvuru üzerine karar verdiği 07/10/2021 tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar mercii İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 15.10.2021 tarihli ve 2021/6015 D.İş sayılı kararının kanun yararına bozulması istenmiş ise de, dosyanın tetkikinde, kabahatliye ondört elektronik iletişim mesajı nedeniyle 6563 sayılı Kanun'un 12/1-c maddesi uyarınca sekiz kez 2.191,00 TL idari para cezası uygulandığı ve fakat idari para cezaları toplanarak tek bir idari para cezası karar tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla;

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 15/2. maddesindeki "Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası verilir." şeklindeki düzenleme ile yine aynı Kanun'un 28/10. maddesindeki "Üçbin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, kabahatli hakkında tek bir idari para cezası karar tutanağı düzenlenmekle birlikte esasen iki ayrı kabahat için iki kez 2.191,00 TL idari para cezası uygulandığı, kabahatlinin başvurusunu inceleyen İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 07.10.2021 tarihli ve 2021/4605 D.İş sayılı başvurunun reddine dair kararının 5326 sayılı Kanun'un 28/10. maddesi uyarınca kesin olduğu ve bu karara yönelik itirazı inceleyerek karara bağlayan, kanun yararına bozma istemine konu mercii İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 15.10.2021 tarihli ve 2021/6015 D.İş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu cihetle, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 07.10.2021 tarihli ve 2021/4605 D.İş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.