Davacı ve karşı davalı, kıdem tazminatının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı, banka zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı (karşı davalı) vekili, davalı (karşı davalı) bankada müdür yardımcısı olarak çalıştığını, 1997 yılında geçirdiği teftiş sonucunda haksız olarak işine son verildiğini, olaydan sonra psikolojik tedavi gördüğünü, bu yüzden davayı geç açtığını belirterek, kıdem tazminatının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı (karşı davacı) banka vekili, davacının kredi limtlerini aşarak usulsüz kredi kullandırdığı, bazı müşterilerin hesaplarına izinsiz girerek menfaat temin ettiği, yapılan soruşturmada mali yönden sorumlu bulunduğu ve haklı nedenle işten çıkarıldığını, bankanın yaptığı icra takiplerinde borçlular hakkında 39.776 TL tutar için ödemeden aciz belgesi düzenlendiğini belirterek, asıl davanın reddini, banka zararının tazminini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bilirkişi heyetinden alınan raporda davacı (karşı davalı) tam kusurlu bulunduğundan feshin haklı nedene dayandığı ve kıdem tazminatı istenemeyeceğine, ödemeden aciz belgesine bağlanan zararın takdiren yarısı tutarındaki 19.888 TL banka zararının davacıdan (karşı davalıdan) alınıp davalıya (karşı davacıya) ödetilmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ve karşı davalının tüm, davalı ve karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda davacı (karşı davalı) Atilla, 04.01.1978-06.11.1997 tarihleri arasında davalı (karşı davacı) bankada görev yapmıştır. En son görevi müdür yardımcılığıdır. Müdür yardımcısı olduğu dönemde yapılan müfettiş soruşturması sonucunda düzenlenen raporda, bazı kişilere usulsüz kredi kartı düzenlediği, kişilerle parasal ilişkiye girdiği, müşterilerin banka hesaplarına gizlice girerek kredi kart borcunu ödediği, kredi limitlerinin aşıldığı ve mali mesuliyetinin olduğu sonucuna varılmış ve 06.11.1997 tarihinde iş akdi haklı nedenle işverence feshedilmiştir.
Aynı soruşturma raporunda banka müdürü olan Remzi'nin mali sorumluluğu olduğuna karar verilmiş ve iş akdi hemen feshedilmeyip yaklaşık 2 yıl sonra emekliye sevkedilerek kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine, banka zararı ödeninceye kadar tazminatlarının bloke edilmesine karar verilmiştir.
Banka müdürü Remzi'nin açtığı alacak davasında, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine, 1/40 kusur oranı üzerinden banka zararının bu davacıdan alınıp bankaya ödetilmesine karar verilmiş ve hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş, dava dosyası Dairemizce bu dosya arasına aldırılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 3 kez kusur yönünden rapor alınmıştır. İlk raporda, hesap sahiplerinin bir şikâyetinin olmadığı ve bankanın da bir kusuru olmadığı belirtilmiştir. İkinci raporda ise, davacı ...'nın en fazla %10-20 oranında kusurlu olabileceği belirtilmiştir. Son raporda ise, tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar mahkemece 3. kez alınan rapor doğrultusunda müdür yardımcısı olan davalının (karşı davacının) banka zararının oluşmasında tam kusurlu olduğu sabit görülmüş ise de, mahkemece soyut gerekçelerle ve re'sen kusur oranı % 50 kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, bankanın usulsüz işlemler nedeniyle zarara uğradığı saptandığına göre, bu zararın meydana gelmesinde karşı davalı ...'nın kusur oranı ile diğer çalışanlar ve özellikle hakkında aynı konuda dava açılıp kesinleşen karar ile 1/40 oranında kusurlu bulunan müdür Remzi'nin kusuru ve tüzel kişiliğin bir bütün halinde kusur durumu ayrıntılı ve gerekçeli, somut verilere dayanacak şekilde bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak tespit edilip değerlendirilmeli ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.